Modern psikolojiye paralel olarak gelişen ve onun bir dalı olarak
nitelendirilen din psikolojisi herşeyden önce, insana özgü olan dinsel
yaşamın psikolojik açıdan çeşitli yönlerini inceler. Diğer bir
deyişle, din psikolojisi, dinin insan ruhundaki temel
karakteristiklerini, davranışlara yansıyan etki durumlarını söz konusu
eder.
Ruh-beden ilişkisi ile çevre-kültür etkilerinin bütünlüğü içinde ele
alınan dinsel inancın birey ruhunda pek çok çeşitlenmeler (tenevvü,
varieties) göstermesi doğaldır. Din psikolojisinin fenomenleri ön
yargılardan, değer ölçüsüne varan sonuçlandırmalardan uzak olarak,
bilimsel yöntemlerle araştırılıp sınıflandırılır. Din psikolojisi,
mistik yaşantıların türlü yönlerini gözden geçirirken bunlardan
psikolojik değerlere ve aralarındaki birliğe dikkati çekmeğe
çalışacaktır, fakat hiçbir biçimde, bu haller üzerine öğütlerde
bulunan, dinin emir ve yasakları üzerinde geçerlik ve geçerlilik
tartışması yapan, kısaca, değer problemleriyle ilgilenen bir bilim
olmayacaktır. Hiçbir dinin savunmasını yapmayacağı gibi hiçbir dini de
küçümsemiyecektir.
Bugünkü din psikolojisi, Antik Yunan'dan bu yana birçok filozof ve
teoloğun insan ve din açısından öne sürdükleri teoriler, düşünceler
değildir. Dinsel duygu ve aksiyonla ilgili psişik olgunun, kendi
yapısı içinde, bağımsız olarak incelenmesidir. Diğer bir deyişle
dinsey yaşayışın çeşitli belirtilerinin, çağdaş psikoloji verilerine
göre incelenmesidir.
Din psikolojisi, mantık, ahlak, hukuk ve estetik gibi kendi alanlarına
birtakım ilkeler getiren, kural (norm) koyan normatif bir bilim dalı
da değildir. Kesinlikle değer yargılarıyla uğraşmaz, sadece olayları
olduğu gibi tüm ayrıntılarıyla tanıtmak ve betimlemek (tasvir etmek)
ister. Bunun sonucu olarak, insan ruhunun derinliklerine, dinsel
bilince nüfuz etmek ister. Böylece, onun değişme ve gelişmelerini
gözlemek ve bunları sınıflara ayırarak genel sonuçlara varmakla, bilim
düzeyinde geçerli bilgilere erişmiş olur.
a) Din Psikolojisinin Genel Psikoloji İçindeki Yeri ve Diğer
Bilimlerle İlişkisi
İlk ve Ortaçağda ruh üzerine yürütülen metafizik görüşlerden
uzaklaşarak, XIX ncu yüzyılın ortalarına doğru kurulan psikoloji,
metot ve amacı bakımından bilimsel bir düzeye çıkar.
Genel psikoloji, ruha özgü olan herbir belirtiyi inceleme çerçevesine
alır. Böylece, bilimsel psikolojinin konuları genişleyip gelişirken,
insanla doğrudan doğruya ilgili olan sınır alanlarında, yeni bilgi
dalları, diğer bir deyimle, yan disiplinler ortaya çıkar. Bunlardan
biri de din psikolojisidir.1
(1) Psikoloji Çeşitleri
1- Araştırma konusuna göre:
1- a) Genel Psikoloji
b) Sosyal Psikoloji (İnsanı grup halinde inceler)
c) Gelişme Psikolojisi (Çocuk, ergenlik, yaşlılık psikolojisi, v.b.)
d) İş psikolojisi veya Endüstriyel psikoloji e) Din psikolojisi (Dini
hayatı inceler) f) Patolojik psikoloji (Marazi ruh hallerini inceleyen
psikoloji)
2- Hayvan Psikolojisi
Amacına Göre Psikoloji Çeşitleri :
a) Genel Psikoloji
b) Farklar Psikolojisi (amacı farklılıkları ortaya çıkarmaktır)
c) Bireysel Psikoloji, Milletler Psikolojisi, d) Karşılaştırmalı
(Mukayeseli) Psikoloji gibi adlar altında araştırmalar yapılır.
Erek Edindiği Bilgi ve Aksiyona göre :
I- Kuramsal (teorik) psikoloji
II- Uygulamalı psikoloji
a) Sanayi psikolojisi
1- Mesleğe yöneltme
2- Mesleki seçim, eleme
3- Verimi arttırmak için beşeri ilişkileri düzeltme
Okul psikolojisi
Askeri psikoloji
Ticari psikolojisi (reklam, piyasa incelemeleri)
Politik psikoloji (Halk oyu, propaganda)
Tıbbı (medikal) psikolojij
Din, insana ait bir konu olarak, bireyin ruhsal yapısını, bilinçli ya
da bilinçsiz olsun, etkilemekle psikolojinin zorunlu bir inceleme
alanıdır. Dindarlığın birey ruhundaki gelişiminin araştırılmasında
genel psikolojideki temel ilkelerden, verilerden hareket edilerek
gerekli olan psikolojik yöntemler uygulanır. Kişide uyanan dinsel
duygu ve düşüncenin oluşturduğu inanç ve ona bağlı olarak yapılan ya
da yapılmayan tüm davranışlar dinsel yaşamı oluşturur. Bu ise, ruhsal
bir olay olarak psikolojinin ve daha belirgin bir alan olarak da din
psikolojisinin ele aldığı bir konudur. İnançlar psişik bir olgudur.
Bundan başka, kişide bir istek ve irade işi olan ibadet psikolojik
yöntemlerle açıklandığında hem şahsiyet psikolojisine, hem sosyal
psikolojiye, insan ve din açısından elde edilen bilgilerle de din
sosyolojisine ve kültür antropolojisine ışık tutar. Din, her ne kadar
ilahiyatın değişmez konusu olarak görünse de, bireyin ve toplumun, tek
kelimeyle insanın olmadığı yerde dinden bahsedilmez. Böylece, din
psikolojisi genel psikoloji ile teoloji arasında birbirini içeren
alanda gelişirken, psişik olan dinsel yaşayışı ve onun tezahürlerini
ele alacaktır.
Bu gelişme ve olgunlaşmaya paralel olarak, dinle bilim dallarının
ilişkilerinin artması sınır alanlarında yeni disiplinler oluşturur.
Bunlar, din sosyolojisi, dinler tarihi, din felsefesidir. Din
psikolojisi gerektiğinde, insanın düşünce ve duygularını daha iyi
kavramak, dinsel yaşamı daha iyi tanımak üzere yukarıdaki bilgi
alanlarından başka etnoloji, dinsel sanat ve eski metinleri inceleme
bakımından filolojiden yararlanır. Din psikolojisinin genel psikoloji
ilkelerine bağlı kalarak yürüttüğü incelemelerde yukarıdaki bilim
dallarıyla karşılıklı ilişkileri ve yardımlaşmaları kurulur, fakat din
psikolojisi, hiçbir biçimde din felsefesi, dinler tarihi ve din
sosyolojisinin konu ve alanı içine alınmaz. Çünkü bu bilimlerin her
biri kendi açılarından dinsel olayları açıklarken din psikolojisine
özgü olan dinsel yaşayışın psikolojik yönünü amaç olarak almazlar.
Din psikolojisinin temel özelliği ise, hayatın özü demek olan duyguyu,
bilinci ve dinsel aksiyonu bilimsel yöntemlerle araştırmaktır. Din
psikolojisi bu bilgi kollarından kendine yararlı olan materyali,
dökümanı alır. Örneğin, dinin çeşitli teorilerinin tartışılmasını din
felsefesine bırakır. Filozofların din alanındaki araştırmalarında
psikolojik bilgiler bir amaç olmaktan çok, birer araçtan ibarettir.
Çünkü filozofları birinci derecede ilgilendiren konu, dinin genel
filozofik sistemler içindeki yeri ve değeridir. Onun için psikolojik
araştırmalarla elde edilen bilgiler, ancak bu filozofik çerçeve içinde
değerlendirilir. Din psikolojisi, psikolojinin bilimsel yöntemlerini
kullanmakla zihinsel "spêculative" felsefeden ayrılır. Bilimsel
metodun bilim alanındaki geçerliliği açıktır.
Din psikolisi teoloji ve metafizikten de ayrılmakla beraber bunların
ortaya koyduğu ilkelere insan açısından eğilir. Buna karşılık din
psikolojisinin kendi alanında yapacağı araştırmalar felsefe ve
teolojiye değerli görüşler ve bir kavrayış getirir.
Din psikolojisi, dinin dış görünüşünü, objektif olan toplumsal
ifadesini din sosyolojisine bırakır. Din sosyolojisi, dinde sosyal
gelişimin ve toplumsal davranışların incelenmesinde din
psikolojisinden yararlanır. Dindar kişiliği etkileyen psikolojik ve
sosyal olayları incelerken, sosyal faktörler üzerinde önemle durur.
Dinsel grubun davranışlarını, hem din sosyolojisi, hem de din
psikolojisi açısından incelemenin konuya daha gerçekçi bir yaklaşım
getirdiği noktalar da vardır. Ancak, genel olarak denilebilir ki, bu
ilgilerin birbirine karıştığı konularda, bir bakıma sosyal psikolojide
olduğu gibi, psikolog, bireydeki duygu, düşünce ve davranış üzerine
eğilir. Sosyolog ise, dinsel davranışın sosyal koşullarını belirtmeğe
bakar.
Din psikolojisinin esas konusu, dinsel yaşayışın birey ruhundaki
görünümünü ve sübjektif yönlerini incelemektir demiştir. Dinlerin
toplumlar üzerindeki etkileri bu araştırmalarda değerlenirken dinler
tarihi ile dinsel sanat tarihinden din psikolojisi karşılıklı olarak
yararlanırlar.
Din Psikolojisinin Alanı ve Konuları
Psikoloji açısından dinsel yaşamın incelendiği alan din psikolojisi
alanıdır. Dinsel yaşam, bir bakıma realitenin üstünde sonsuzluğa bağlı
duygu, düşünce ve davranışların tümü olarak tanımlanabilir. Demek ki
dinsel yaşayışa temel olan psikolojik olgular, bireyin dinsel
duyguları, bilinci ve iradesine bağlı olan dinsel aksiyonlardır.
Yukarıda belirlenen özelliklere göre; din ile psikolojinin sınırları
arasında böyle bir alanda, din psikolojisinin birinci derecede
uğraştığı temel konu, dinsel yaşamın psişik (ruhsal) yapısını (structure)
kavramaktır. Başka bir deyişle; dinin birey ruhundaki görünüşünü
sübjektif belirtilerini araştırmak ve incelemek din psikolojisinin
konusudur. Buna göre, bireyin dinsel deneyi (experience) dediğimiz
dinsel yaşantısı din psikolojisinde en çok sözü edilen bir deneyimdir.
Dinsel yaşantı içinde geçen psişik olgular; duygu, düşünce, tüm dinsel
tavır ve haller (attidudes) olduğuna göre, bireyi kutsallığa bağlıyan
inanma iradesi yine din psikolojisinin açıklamaya çalıştığı
konulardır.
Çeşitli olaylar karşısında geçirilen bunalımlar ya da başka nedenlerle
rehbersiz, delilsiz kalışın verdiği kararsızlıklar, tereddütler,
gerçeği arayışlar, kuşkular bireyin dinsel yaşamı içinde derece derece
varlığını sürdüren yaşantılardır. Bundan başka, din ve mezhep
değiştirmenin ruhsal koşulları (özellikle Hıristiyan mezhepleri
araısnda bu durumlar çoktur) dine dönüş (ihtida) veya dinden dönüşün (irtidat)
ve inkarın sarsıntıları, pişmanlık, tövbe veya tasdikin türlü
şekilleri ve evrimleri, korku, ümit ve hayranlıkla başlayıp ilahi aşka
kadar varan ve ruhun en ince, en yüksek esprilerini yansıtan
tezahürler din psikolojisinin ele aldığı konulardır. Saf ve samimi
dindarların, mutasavvıfların (mystiques) hallerinde daha belirgin
ruhsal olgular oluşmakla, gerek Türkçede gerekse diğer gelişmiş Doğu
ve Batı dillerinde dinsel yaşantıların türlü anlamlarını karşılayan
sözcükler vardır. "Tasavvufi haller" diye nitelendirilen bu
yaşantılardan, örneğin saflık, perhizkarlık, itaat, fakr, mahviyet,
tevazu, sabr, reca, niyaz, hulûs, riyazet, çile, bürhan, itikaf, vecd,
istiğrak, seyr ve sülûk, terk, keşf, cezbe, sezgiler ve rüyalar gibi
içe dönük bireysel nitelikte olanlar yanında, toplumsal özellikler
taşıyanlar ise; cehri ve hafi olan zikr ve halkalar, sema, dinsel
rakslar, çeşitli ayinler ve toplu ibadet şekilleri ile dinsel
geleneklerin düzenini çizdiği merasimler, bireyin toplumsal içerikli
dinsel deneyleri, mistik yaşantıları "experience vecue" olarak
değerlendirilirler. Bir bakıma mistiğin "madde ve mana alemiyle olan
ilişkileri" açısından ele alınan olgular, din psikolojisinin "tasavvuf
psikolojisi" bölümünde bilimsel yöntemlerle araştırılan ve
incelenebilen konulardır.
Bundan başka, mezhep kuranların, reformatörlerin, din liderlerinin
(mürşitlerin), zahitlerin, pirlerin, sofuların, dervişlerin,
psikolojik açıdan karakteristik özellikleri din psikoloji çerçevesinde
açıklığa kavuşur. Çeşitli mezhep ve tarikatlar bize bu alanda zengin
çalışma ve gözlem olanakları sağlayabilirler. Ayrıca, tüm dinsel
edebiyat ve dökümanlar yine bu bilim dalının metotları ışğı altında
incelenir.
Din psikolojisi alanında yapılan gözlemlerle, anket ve test
uygulamarıyla, çocukta, gençte ve ergenlerdeki dinsel yönün kategorik
biçimde araştırılması yapılır.
Fizyolojik psikolojinin yöntem ve ilkeleri ışığında, salgı bezlerinin
faaliyetlerindeki değişmeler gibi, beden ve ruhun birbirleri
üzerindeki yakın ilişkilerini gösteren belirtiler aynı biçimde bireyin
dinsel yaşayında da sürer. Duygusal durumlarda dindarlığın çeşitli
nedenlere dayalı ürpermeleri, iç ferahlığı, iç aydınlığı gibi
deneyimlerin bedensel koşulları psikolojik gözlem ve analizlerle
ortaya çıkarılabilmektedir.
Dinsel kişiliğe yön veren motivasyonel güçlerin egemen bir faktör
haline gelmesi, inançla dinsel aksiyonun birleşip şekillenmesi,
sembolleşmesi, bireyin varlığına hükmetmesi, etrafa yayılışı ya da
zayıflayıp gerileyişi gibi çeşitli yönlerin araştırılması din
psikolojisindeki çalışmalarla ortaya konur.
Yukarıda da biraz değinildiği üzere, dinsel olgular, tüm ruhsal haller
gibi, hem bireysel hem de toplumsal yaşamla karışmış durumdadır.
Dinsel çevre ve kültürün birey üzerindeki etki ya da tepki
durumlarının psikolojik bir olay olarak tarafsız bir anlayışla
incelenmesi de din psikolojisine düşmektedir. Bireysel gibi görünen
inanç, o inanca bağlı hareketlerde toplumun, eğitim ve öğretimin payı
hiç kuşkusuz var olmakla, bilimsel incelemede bu payın aydınlatılması
diğer yan disiplinlerin de yardımıyla sağlanır.
Ruhsal olgular insan bedeninde oluşurken soyut bir ortamda değil
hayatın içinde çeşitli sosyal olaylarla karışmış olarak gelişip
biçimlenir. Dar ve kapalı çevre koşullarının kişi üzerindeki etkileri
bilinir. Bunun yanında fizyolojik ve psikolojik yapımızdan gelen türlü
faktörlerin de dinsel yaşayış ve kişiliğimiz üzerinde olumlu ya da
olumsuz durumları birlikte düşünülür.
Ayrıca, dine ilişkin öğretim ve eğitim alanında derslerin psikolojik
durumlarını incelemek, dinsel eğitimin, öğrenciler üzerindeki
etkilerini bilimsel ölçülerle belirtmek, yine din psikolojisinin
incelediği konulardır.
Belli yaşlarda ve evrelerde dine karşı ilgi ve yöneliş ya da
ilgisizlik, inkar gibi ruhsal durumlar ortaya çıkar. Psişik olayların
gelişim psikolojisinin ışığında, çocukluk, gençlik, yaşlılık
psikolojisi ilkeleri çerçevesinde incelenmesi gereklidir. Din eğitim
ve öğretiminin öğrenciler üzerindeki etkileri yanında camilerde
yetişkinlerin dinledikleri vaaz ve tüm dinsel hitabetin psikolojik
etkinliğinin artırılması, insanı iyi tanımaya, dolayısıyla psikolojiyi
bilip konu üzerinde çalışmaya bağlıdır.
Dine karışmış, hurafe ve batıl inançlara dayalı dindarlığın ortaya
çıkardığı fanatik, tutucu bireyler ve gruplar üzerinde var olan
etkilerin araştırılması, olumsuz ve yıkıcı nedenlerin ortaya
çıkarılması, din psikolojisinin görevleri arasına girer.
Keza, normal insandan başka, bir çeşit ruhsal anormalliği, sapmaları
olan kişilerde ortaya çıkan dinsel ifade ve hareketleri ayrı bir
kategoride incelemek, din psikolojisinin patoloji bölümünün görevidir.
Din psikolojisinin psikopatolojik düzeydeki olayları normal olanlardan
ayırması, normal dindarlığı daha fazla aydınlığa kavuşturmaktadır.
Bazı kimselerin, dine karşı olan bir tutumla, tüm dinsel yaşamı
patolojik bir olay olarak gösterme çabaları da bu suretle çürütülmüş
olur.
Kaynak : Doç. Dr. Neda Armaner; "Din Psikolojisine Giriş", CiltI,
Ayyıldız Matbaası A.Ş. Ankara-1980, s.4-13