M.Ö.12 yüzyıldan itibaren daha belirgin bir biçimde tarih sahnesine
çıkan Fenikelilerin menşei tam olarak bilinmemekle birlikte daha
önceden Filistin yöresine gelen Kenaniler ile buaraya göç eden ilk
Sami grupların ve MÖ 1200 den sonra Ege göçleriyle gelenlerden
bazılarının kaynaşmasıyla oluşan bir ırk oldukları tahminedimektedir.
Fenikeliler denizcilikte ve ticaret de oldukça ilerlemişlerdir. Sayda
,Tir, Sur, Samariye, Trablus , Azvad , Beritos , Akad gibi liman
kentleri kumuşlardır. Fenikeliler özellikle Tir ( Sur ) Şehri
Üstünlüğü döneminde ( M.Ö.1100 - 800) yılları arasında en parlak
dönemleri yaşamışlar bu dönemde tüm Akdenizi dolaşmışlar hatta
Cebelitarık 'ı aşıp uygun yerlere ticaret kolonileri kurmuşlardır.
Ekonomik alanda oldukça güçlü olan Fenikeliler gariptirki Siyasi
açıdan oldukça etkisilerdi ve kolonilerle şehirler arasında siyasi bir
birlik kuamadılar. Bu nedenle Önce M.Ö. 868 de daha sonrada M.Ö. 750
de Fenike şehirleri (Sayda, Arvad) Asurlulara haraç ödemeye
başladılar.Dha sonra M.Ö. 678 de Asurluların eline geçen bölgeler
Asurlular yıkılınca Babillilerin denetimine girerek Fenikeliler
bağımsızlıklarını zaman zamn kazanmış , bazen de kaybetmişlerdir. M.Ö.
Kartaca dışındaki böçlgeler tamamen yabancıların eline geçerek Fenike
egemenliği sona ermiştir. M.Ö. 146 da ise son bağımsız son Fenike
şehri Kartaca Romalıların eline geçmiştir. Bu tarihten itibaren
Fenikeliler eski zenginliklerini kaybetmişlerdir.
Fenikelilerde Din
Fenikelilerin çeitli kavimlerle olan sıkı ilişkilerinin sonucu olarak
farklı dinlerin etkisi altında kalmışlardır. Ancak yaşadıkları dinin
Mezopotamya inançlarının da etkisiyle şekillenen Asya kökenli bir din
olduğu söylenebilir.
Tabiat kuvvetlerini tanrılaştırmış olan bu din, iki temel ruha
dayanıyordu; kadın ve erkek ruh. Kadın ruhu döllendirme tanrıçası
İştar ( Aştar ) ile bereket tanrıçası Atargatis ; Erkek Ruh'u ise
yıldırımlar hakimi, dağ tepeleri tanrısı Hadad ile İştarın oğlu /
sevgilisi Adonis temsil ediyordu. Her Fenike şehrinin kendine has bir
tanrısı olmakla birlite büyük gök mabudu Baal 'in müşterek tanrı
olduğu ve her şehirde değişik adla anıldığı görülür. Dağ tepeleri,
nehirler, kutsal ağaçlar tanrıların durağı olarak bilinir ve yüksek
yerlere tapınak yapılırdı. Bilinen en yaygın ibadet adetleri ise (
Kartaca'da rastlanan) M.Ö.3 yüzyıla kadar süren erkek çocuk kurban
etme usulüdür.