|
|
|
MENOPOZ NEDİR?
Menopoz kadın yaşamında doğurganlığın sona erişini
temsil etmektedir. Aynı zamanda adetlerin kesilmesi anlamına gelmektedir.
MENOPOZ YAŞI KAÇTIR?
Kadınlar 45-50 yaşlarında menopoz dönemine girerken, bu süreç toplumlar
arasında değişkenlik göstermektedir. Türkiye'de kadınlar ortalama 47
yaşında menopoza girmektedir. Bu rakamın 35 yaşından önce olması erken, 55
yaş sonrası ise geç olarak nitelendirilmektedir.
MENOPOZU ETKİLEYEN FAKTÖRLER NELERDİR?
Menopoz yaşında asıl belirleyici etken kişinin genetik yapısı olmakla
beraber, sigara kullanımı da önemli rol oynamaktadır. Öte yandan, her
kadın menopozu tıpatıp aynı yaşamamakta; son adet kanamasının önceki 3-5
yıllık geçiş dönemi adet kanamalarının süresi ve miktarı azalmakta ya da
tam tersi adetlerin düzensizleşip miktarının ve sıklığının artması söz
konusu olmaktadır.
MENOPOZUN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Menopoz sonrasında kadınların pek çoğunda ateş basması, terleme, çarpıntı,
bulantı, baş ağrısı, başdönmesi gibi şikayetler görülmektedir. Kanda
östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak ortaya çıkmakta ve buna bağlı
olarak da huzursuzluk, anksiyete, depresyon, uykusuzluk, iştah azalması,
mental kapasite, hafıza ve konsantrasyon kaybı, değişken ruh hali, cinsel
isteksizlik gibi psikolojik şikayetlere de erken dönemde rastlanmaktadır.
Menopozun kadın vücudunda yarattığı diğer olumsuz sonuçlar ise kemik
erimesi ve kalp damar hastalıkları riskindeki artıştır.
MENOPOZ TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
Menopoz tanı konulduğu anda tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur.
Menopoz tedavisinin temel mantığı eksik olan hormon yani östrojeni yerine
koymaktır. Buna göre tedavinin en klasik yöntemi östrojen hormonunu hap ya
da flaster şeklinde ilaçlar ile dışarıdan vermektir. HRT adı verilen bu
yaklaşım en yaygın tedavi şekli olmakla beraber, açıklanamayan vajinal
kanaması, bilinen meme ya da rahim kanseri, aktif ya da kronik karaciğer
hastalığı gibi sistematik hastalıklarda HRT uygulanmamaktadır.
Çeşitli nedenler ile HRT alamayan ya da almak istemeyen hastalar için
alternatif tedavi şekilleri araştırılmaktadır. Örneğin kemik ve kalsiyum
metabolizması üzerine etki eden bifosfonat grubu ilaçların menopoz öncesi
ve sonrası dönemde ortaya çıkan kemik erimesi üzerinde olumlu
etkileri vardır. Yine aynı şekilde D vitamini ile birarada alınan kalsiyum
preparatları da kemik erimesini belirli oranda engelleyebilmektedir.
Menopoz sonrası kullanılan östrojenin kalp hastalığı görülme riskini
azalltığına dair yeterli kanıt bulunamamıştır. Bilimsel çevrelerin son
birkaç yıldır dikkati doğal ve bitkisel östrojenler ile selektif östrojen
reseptör modülatörü adı verilen bir ilaç üzerine yoğunlaşmaktadır.
Fitoöstrojen denilen doğal ve bitkisel maddenin vazomotor semptomları
azalttığı, kan lipid düzeylerinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Selektif
östrojen reseptör modülatörü adı verilen grup ise kanda östrojenin
bağlandığı hücre kısımlarına bağlanarak östrojen benzeri etki
yaratmaktadır.
Yakın geçmişe kadar kadınlar için kader olarak kabul edilen menopoz bilim
alanında yaşanan gelişmeler sayesinde tedavi edilebilen bir yaşam dönemi
halini almıştır.
|