|
|
|
Gastrit
Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir
hastalıktır. Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir. Hazırlayıcı
nedenler : Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler, hamur işleri,
tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda çay, kahve
veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk çabuk ve
çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer veya
safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır. Tedaviye
başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir. Belirtileri :
Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, aniden çıkan
ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin üzerine
bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar ve son
bahar aylarında artar. Tedavisi : Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı
doğuran nedenler ortadan kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi
ilçlar kullanılmaz. Yemekler, yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.
Genel Bilgiler
Hastaların genel olarak midede ekşime, yanma ve ağrı şikayetleri ile tarif
ettikleri gastrit, mide iltihabı ile eş anlamlı kullanılan bir terimdir.
Gastrit, midenin en iç tabakasında teşkil eden mide mukozasının iltihabi
bir reaksiyonudur. Mide mukozasında çok zaman bölgesel veya yaygın bir
kızarıklık şeklinde görülür. Çok sık rastlanılan gastritin kadın ve
erkeklerde görülme oranı hemen hemen eşittir.
Gastritin Nedenleri
Çok çeşitli nedenler sonucu ortaya çıkan gastrit, beslenme alışkanlıkları
da dahil olmak üzere alkol, sigara, çeşitli ilaçlar, vs.. etkenlerle
ortaya çıktığı gibi Helicobakter Pylori adı verilen bakteri ve stres
sonucu da ortaya çıkmaktadır. Alkol ve kötü beslenme alışkanlıkları direkt
olarak mide mukozasını tahriş ederek gastrite neden olabilir. Stres ve
nikotin de mide siniri olan Vagus'un uyarılması sonucu fazla asit
salgılanmasıyla gastrite neden olur. Son yıllarda ise gastrit ve mide
ülserinin nedeni olduğu iddia edilen Helicobakter Pylori adı verilen bir
bakteri tesbit edilmiştir. Gastrit şikayeti olan hastaların % 60'ında bu
bakteri tespit edilmiştir.
Gastrit tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Teşhisinde mide röntgeninin
pratik bir değeri yoktur. Gastroskopi ile kesin teşhis konur.
Günümüzde sağlıklı beslenmeyen pek çok kişi mide ağrısından şikayetci.
Prof. Dr. Mustafa Taşkın yaptığımız yanlışları ve ağrılarla nasıl başa
çıkılacağını anlattı.
Sürekli mide ağrısından şikayet ediyor, ülseriniz olduğundan mı
şüpheleniyorsunuz? Çoğu insan gibi sizin de midenizde değil, 12 parmak
bağırsağında ülseriniz olabilir. Genel cerrah Prof. Dr. Mustafa Taşkın,
mide ülserinin tok, 12 parmak bağırsağı ülserinin ise açken ağrı yaptığını
söylüyor ve ekliyor, "Sarımsak, soğan ve sütü az tüketin. Bunlar midenin
baş düşmanıdır."
¯ Neden midemiz ağırır?
Düşünün, mide yıkanmış yıkanmamış her şeyi içine alıyor. Mide öyle bir
organ ki hem yediklerimizi ayırıyor hem de ayırdıklarını öğütütüyor.
Dolayısıyla, dışardaki ajanlarla bu kadar muhatap olan bir organın tabii
ki hastalıkları çok olur.
¯ Mideye farkında olmadan nasıl zarar veriyoruz?
Bunların başında sıcak şeyler yemek geliyor. Oysa biz, sıcak şeylerin
mideye iyi geldiğini düşünür, soğuk gıdalardan kaçınırız. Halkın en büyük
yanlışlarından birisi bu. Sıcak vücudun düşmanıdır çünkü sıcak kanlanmayı
arttırır. Bu da dolaşımı bozar ve vücutta ödem oluşturur. Örneğin, ülserli
bir hasta çok sıcak yediği zaman ödeminini artırmış olur. Mesela
Japonlar'da ve Çinliler'de yemek borusu ve mide kanseri daha çok
görülüyor. Çünkü çok sıcak yiyorlar.
Oysa dondurma ya da benzeri soğuk şeyler yediğimizde "midemi üşüttüm"
deriz.
Bu tamamen yanlış, soğuk mideye zarar vermez. Yediklerinizin ılık veya
soğuk olmasına özen göstermelisiniz.
¯ Kimi ülserden, kimisi de gastritten yakınır. Ülserle gastrit arasındaki
fark nedir?
Ülser midenin ya da 12 parmak bağırsağının herhangi bir yerinde "mukoza"
dediğimiz, yani midenin ya da bağırsağın içini örten örtünün zarar
görmesidir. Orada mukoza zarar gördüğü için yoktur artık; ülseri ağzınızda
çıkan aft gibi düşünün. Bu gelip geçici bir yara da olabilir, arada sırada
da oluşabilir. Gastrit öyle değildir, gastrit mukozanın iltihaplanmasıdır.
Mukoza yerindedir ama sulanmış bir yara gibidir, yani iltihaplıdır.
¯ Peki ülser ve gastritin oluşmasında stresin etkisi var mı?
Eskiden "Stres eşittir ülser"deniliyordu. Bunun sebebi stresli olan
insanlarda mide asitinin çok salgılanmasıdır. Bu bir nebze doğru olsa da,
yanlış bilinen bir şey var: stresli insanlarda mide ülseri değil, 12
parmak bağırsağı ülseri olur. Midesi sapasağlamdır. Sakin, içine kapanık
insanlarda mide ülseri çok daha sık görülür.
¯ Mide ve bağırsak ülserinde şikayetler aynı mıdır, hangi ülsere
yakalandığımızı nasıl anlayacağız?
Birisi tokluk, diğeri açlık ağrısı yapar. 12 parmak bağırsağı ülserinde
korkunç açlık ağrıları olur. Ama mide ülseri varsa, tam tersine yemek
yenildiği zaman ağrılar başlar, tokluk ağrısı. Mide ülseri olanlar bir şey
yemedikleri sürece çok daha rahattır.
¯ Çoğu kişi açlığın ağrıyı tetiklediğini zannediyor...
Mide ülseri fakiri, yani açlığı; 12 parmak ülseri ise zengini, yani
tokluğu sever.
¯ Peki ya kıvrandıran gaz sancıları, onlar nasıl oluşuyor?
Gaz, bağırsaklar kasıldığında, bir yerden bir yere geçerken ağrı yapar.
Konuşurken, yemek yerken içimize bir miktar gaz girer. Sonra geğirerek bir
kısmını çıkartırız; bir kısmı da aşağı, anüse kadar gider. Bazı insanlar
konuşup, yemek yerken çok gaz yutar... Bazılarında da bakterilere bağlı
olarak kalın bağırsaklarında gaz oluşur. Gaz ağrısı bazen doğum sancısı
gibidir, aralıklı olarak gelir gider.
¯ Diyelim, gün ortasında aniden midemiz ağrımaya başladı ya da gaz
sancımız tuttu. O anda ne yapmalıyız?
En doğrusu bir bardak ılık su içip, rahat bir pozisyon almak. Çünkü bu bir
safrakesesi ağrısı da olabilir, karın ağrısı da. Bir şey yemek mideyi de,
safrakesesini de yoracaktır. Ilık su gazınızı da dağıtacağından hepsine
iyi gelir.
¯ Bağırsaklarınının düzenli çalışmamasından şikayet eder insanlar. Normal
düzeni ne olmalıdır?
İnsanlar her gün büyük abdeste çıkmak istiyor. Çıkabilir de, çıkmayabilir
de... Herkesin bağırsak yapısı ve biyolojik ritmi aynı değildir. Kiminin
daha uzun ve daha kalındır bağırsağı. Posanın çıkabilmesi için daha uzun
zamana ihtiyaç vardır. Bazı insan günde iki defa, bazısı da iki günde bir
çıkar büyük abdestine. Bu, o insanın bağırsağı çalışmıyor demek değildir.
Yani “bir insan her gün büyük abdeste çıkmalıdır”, diye bir kaide yok.
Ancak sizi rahatsız eden sancı, kusma gibi bir durum varsa doktora
başvurulmalıdır.
¯ Beslenme alışkanlıkları da bağırsakları tembelliğe iter mi?
Tabii, kesinlikle... Mesela şişmanlar çok yemek yedikleri için zaman
içinde bağırsakları genişler. O kadar genişler ki ancak üç günde bir
tuvalete çıkarlar. Posalı yiyecek tüketmeyenler de öyledir. Mesela
köylülerin böyle bir sorunu yoktur çünkü hep doğal sebze, meyve ve
dolayısıyla posalı yiyeceklerle beslenirler. Şehirlerde yaşayan insanlar
sürekli ayak üstü hazır yiyecek ve sıvı şeylerle beslendikleri için zorluk
çekerler.
¯ Kayısı, incir, kuru erik gibi meyvelerin bağırsağı çalıştırdığı bilinir.
Bunları yemenin gerçekten yararı var mı?
Kayısı ve incir potasyum bakımından çok zengindir. Bağırsak hareketlerine
de potasyum çok iyi gelir. Ama bir insanın vücuttaki potasyum seviyesi
normalse, ekstra kayısı, incir yemenin anlamı yok. Sağlıklı bir vücut
potasyum fazlasını hemen atacaktır.
¯ Peki ya vitamin ve mineralleri? "Vitamin depoluyorum" derken kendimizi
mi kandırıyoruz?
Normal beslenen herkesin potasyum, protein, vitamin vb. değerleri
normaldir. Siz isterseniz her gün C vitamini alın, vücudun alacağı miktar
bellidir. Örneğin, sigarayı bırakamayanlar durmadan portakal suyu içiyor.
C vitamini dokulara iyi geliyor diye, sigaranın verdiği zararı
nötürleştiriyor kendince. C vitamini eksiği yok ki, yararı olsun...
¯ Hangi besinler midenin düşmanıdır? Ne yiyip, ne içmeliyiz?
Eskiden, mide ağrısı şikayetiyle bir hekime gidildiğinde, hemen süt
tavsiye edilirdi. Oysa süt ülseri azdırır. Biz 15 yıldır ülseri olan
hastalara süt vermiyoruz. Süt, gaz yapıcı bir elemandır. Midenin diğer iki
düşmanı ise sarımsak ve soğandır. Ayrıca sindirimi zor olan tüm çiğ
gıdalar... Sigara ve mayalı içkiler de mideye iyi gelmez.
¯ Acı yemek mideye zararlı mı?
Acının ülser üzerinde büyük bir etkisi yok. Soğan sarımsağın yanında
acının lafı bile olmaz. Örneğin acı biber çiğ yenirse, sindirimi zor
olduğundan ağrı yapabilir. Ama yemeğin içersinde yoğrulmuş bir acı zarar
vermez.
¯ Tüm çiğ sebze ve meyveler ağrı yapar mı?
Hayır, sadece kabuğuyla birlikte sindirimi zor olan, çok asit salgılayan
meyve ve sebzeler. Mideniz sağlam değilse kabuksuz yiyin yiyecekleri. Ama
ülserli insanın her zaman ağrısı yoktur. Yani ülser bir yerde yerleşen ve
kalan bir hastalık değil. Ülser aft gibidir demiştik. Kapanır ama yeniden
oluşabilir. Hastalara sorarsanız "10 yıldır ülserim var" der. Öyle bir şey
olmaz, o zaman ne ağrıdan durabilirsiniz, ne de istediğinizi yiyip
içebilirsiniz.
¯ Mevsim değişikliklerinde mide şikayetlerinin artması doğal mı?
Doğal çünkü gıdalar değişiyor. Bir de bahar ve yaz aylarında insanın uyku
düzeni de değişiyor. Daha geç saatlerde yatıyor kışa göre, daha çok yiyip
içiyor. Bunlar da mide rahatsızlıklarının artmasına neden oluyor.
Nedenleri çok çeşitli olan bir rahatsızlıktır. Hastanın midesinde yanma
ile birlikte ekşime de vardır. Ağzına ekşi ve yakıcı bir sıvı dolar. Bu
belirtiler aç veya tok karnına görülebilir.
Ağır yemekler, bozulmuş yiyecekler, mide veya onikiparmak bağırsağı
ülseri, safra kesesi iltihabı, mide ekşimesine neden olabilir. Tedavinin
ilk şartı, hastalığı doğuran nedeni bulmaktır. Doktora gitmek gerekir.
Mide ekşimesinden şikayet edenlerin, yemeklerini gayet iyi çiğnemeleri,
biberli, baharatlı, ekşili, salamura yapılmış gıdaları terk etmeleri
gerekir.
Mide yanması 20 ile 50 yaş arasında birçok insanda görülen çok yaygın bir
rahatsızlık. Midede yanma hissi yemekten önce, yemek sırasında ya da
yemekten 2-3 saat sonra hissediliyor. Besinler, sindirim işlevinin bir
gereği olarak midede ilk değişikliklere uğrayarak bağırsaklara gönderilmek
için hazırlanıyor. Mide bu işlevi yerine getirirken iç yüzeyini kaplayan
zarın altındaki salgı hücrelerini, besinlerin gerekli değişimini sağlamak
üzere uyarıyor. Bu sırada oluşan bir dengesizlik, aşırı asit ortamına ve
midenin kendini koruyamamasına yol açarak yanma hissine neden oluyor.
Büyüklerimiz midede yanma hissi duydukları zaman hemen bir lokma ekmek içi
çiğnermiş. Ekmek içinin değil ama ağıza birşey atmanın doğru bir yöntem
olduğunu belirten günümüz doktorları da az ama sık yemeyi öneriyorlar.
Öğünleri küçülterek sık sık yemenin şikayetleri azaltacağını söylüyorlar.
Yemeğe daha fazla zaman ayırın. Ayaküstü değil, sofrada oturarak yiyin.
Acele yemek mide işlevine zarar veriyor. Kendinize daha fazla zaman ayırıp
yemek yemeyi bir zorunluluk değil de bir keyif anına dönüştürün.
Ağzınıza küçük lokmalar almak midenin sindirim için gerekli salgıları daha
kolay üretmesine yardımcı olur. Lokmaları uzun uzun çiğneyin. Bu,
midenizde şişkinlik ve ağırlık hissetmemenizi sağlar.
Sofradan tıkabasa doymadan kalkın. Mide boş bir torba olduğu için yemek
yerken çiğnediğimiz besinler buraya ulaştıkça mide sürekli genişler. Eğer
kemerinizi çok sıkmışsanız yanma hissi duymanız çok doğal. İçi dolu bir
plastik torbayı düşünün. Tam ortasından bir ipi kemer gibi sıkıca
bağlayın. Torba sağa ya da sola çekecek ya da aşağıya doğru sarkacaktır.
Mide de aynı böyle... Bu nedenle ölçülü miktarda yemek yiyin.
Akşam öğününden hemen sonra damak kaçamakları yapmayın. Aksi takdirde mide
gece boyunca çalışıp yorulur. Akşam yemeği ile uyku arası en az üç saat
olmalı. Yani yemek yedikten en az 3 saat sonra yatın. Gece yatarken sağ
yana dönerek yatmayın. Besinin mideye girişi sağ taraftan gerçekleştiği
için yedikleriniz yeterince hazmedilemeyip mide borusunda yanma hissi
oluşabilir.
Yemek yedikten sonra yere eğilmeniz gerekiyorsa dizlerinizi bükerek
eğilin. Aksi takdirde mide işlevini gerektiği gibi yapamaz.
Yiyecek ve içeceklerin çok sıcak ya da soğuk olması mide sıvısına zarar
verebilir. Bu nedenle yiyecek ve içeceklerin ılık olmasına özen gösterin.
Sigaradan uzak durun.
Yemekten sonra uzanmayın. Unutmayın, mide sıvısı yatay pozisyonu sevmez ve
yanma hissi mide borusu yoluyla ağzınıza kadar gelebilir.
Bunlardan Uzak Durun
Hazmı kolay olmayan kızartmaları ve yağlı yiyecekleri sofranızdan
uzaklaştırın. Ağır yağlı, fazla kremalı ya da soslu besinleri yemeyin.
Çikolata, içerdiği yüksek dozdaki yağ ve kafein nedeniyle hassas mideye
zarar vererek yanma hissine yol açıyor. Sütlü çikolata, daha az yağ içeren
bitter çikolataya oranla daha tehlikeli olduğundan çikolata sevenler
genelde sütsüz olanını tercih etmeli.
Kafeinli içecekler mide için çok zararlı. Kahve, çay ve kola gibi
içecekler hassas mideyi yorar. Eğer mide yanmasından şikayet ediyorsanız
ve kahve içmeden duramıyorsanız kafeinsiz kahveyi tercih edin.
Gazozlu içecekler ve asitli meyve sularını dikkatli için. Domates veya
portakal suyu asitli olduğu için mide yanmasını şiddetlendirebilir. Bu
nedenle sulandırarak ve balla tatlandırarak için.
Et suyu ile hazırlanmış çorbalardan uzak durun. Diğer çorbaları ise çok
sıcak içmeyin. Ilınmasını bekleyin.
Alkol midedeki yanma hissini artırır. Hele mide boşken alkol kesinlikle
almayın.
Çiğ soğan ve çiğ meyve de mide asidini artıran etkenlerdendir.
Şeker yemeyi seviyorsanız naneli olanları seçmeyin.
Mide ağrılarınıza son verecek sağlıklı ve dost besinlerle yemek yemenin
keyfini çıkartabilirsiniz...
Karnabahar : Haşlanmış karnabahar, mideyi asit saldırılarından koruyarak
tüm sorunları giderebilir. İçeriğinde bulunan gefarnato maddesi ülser
ilacının hammadesi olarak kullanılıyor.
Lahana : Lahanayı çiğ olarak yemeyi tercih edin. İnce şeritler halinde
doğrayıp salata yapın. Meyve presinde lahananın suyunu sıkıp aynı miktarda
elma suyu ile karıştırın ve için. Lahana, ülser ve gastrit ilacı olarak
biliniyor. Dörtte bir lahanayı yıkayıp kalın şeritler halinde doğrayın. 1
kerevizi soyup doğrayın. 1 havucu temizleyip dilimleyin. Lahana, kereviz
ve havucu katı meyve presinde sıkıp sabah akşam suyunu için.
Patates : Çiğ patates suyu mide yanmasının doğal ilacıdır. Patatesi soyup
katı meyve presinde suyunu sıkın. Su,havuç suyu ya da kereviz suyu ile
karıştırıp için.
Elma sirkesi : Salatalarda ya da mezelerde elma sirkesi kullanın.
Maden suyu : Mide asidinin büyük bir bölümünü etkisiz hale getiriyor.
Ispanak : Ispanağı buharda pişirin ya da haşlayarak tüketin. Taze
yapraklarını salata olarak yiyin.
Zeytinyağı : Çiğ olarak kullanıldığında besinlerin midede kalma süresini
azaltıyor ve yağların sindirimi için safra salgısını artırıyor.
Baklagil : Fasulye, bezelye ve mercimekte bulunan bioflavionid maddesi,
midenin koruma faktörünü artırıyor.
Muz : Mideyi seven meyvelerin başında geliyor. Ara öğünlerde birer muz
yemek, midedeki yanma hissini ortadan kaldırabilir. Muz, mide enzimleri ve
hücrelerinin üretimini de artırıyor.
Kızarmış ekmek : Midenin salgıladığı aşırı asidi kurutarak yanma hissini
gideriyor.
Meyankökü : Güçlü bir mide koruyucusu.Yapılan son araştırmalara göre
midedeki aşırı asitlenmeyi azaltıyor.
|