|
|
|
Sedef Hastalığı?
Hastalığın hastanın yaşamı üzerindeki etkisini göz önünde bulundurmak
tedavideki başarının bir parçasıdır. Tedaviye başlamadan önce hasta,
hastalığı hakkında bilgilendirmeli, tedavi ile elde edilen iyileşmenin her
zaman kalıcı olmadığı, bu iyilik durumunun uzun sürebildiği gibi nüks
edebilme olasılığının olduğu anlatılmalıdır. Hastalığa neden olan ve
alevlenmesine katkıda bulunan tetikleyici etkenlerden sakınması gerektiği
söylenmelidir. Psikiyatrik yönden desteklenmelidir. Hastaya cesaret verme
ve destek, tedavinin önemli bir bölümünü oluşturur. Tedavide amaç
hastalığı sınırlı deri lezyonları düzeyinde tutmak, uzun süreli ve en çok
etkiyi sağlamaktır.
Topikal Tedavi:
Deride kuruluk hastalığın yaygın formlarında istenmeyen bir durumdur. Bu
nedenle nemlendiriciler kullanılmalıdır. Lezyonların yüzeyindeki
kepeklerin kaldırılması, daha sonra uygulanacak tedavilerin etkisini
arttıracağından, tedavinin başlangıcında bu amaçla salisilik asit, laktik
asit ve üre (%10) kullanılabilir.
Antralin: Antiproliferatif ve antiinflamatuvar etkisi vardır. Kronik plak
ve gutat psoriaziste iyi bir seçenektir. Klasik antralin tedavisi düşük
konsantrasyonla (%0,5-0,1) başlar ve %5 konsantrasyona çıkılıncaya dek her
hafta artırılır ve lezyonlar düzelinceye dek sürdürülür.
Kısa temas tedavisinde ise antralinin yüksek konsantrasyonu 10-20 dakika
uygulanıp hemen yıkanır. Deriyi ve giysileri kahverengine boyamasının
yanısıra irritan reaksiyonlara neden olabilir.
Vitamin D3 ve analogları: Keratinosit proliferasyonunu baskılarken
terminal diferansiyasyonunu artırır. Piyasada kalsipotriol olarak bulunan
vit D3 analoğu plak tipi psoriazisde günde bir ya da iki kez olarak iki ay
kullanılabilir. Ultraviyole ışınları emme özelliği nedeniyle UV ile
kombine edebilir. Lokal irritasyon, kalsiyum ve fosfor metabolizması
üzerindeki etkisi izlenmelidir.
Tazaroten: Yeni geliştirilmiş bir retinoid türevidir. Başlıca psoriatik
plaklarda skuamı, plak kalınlığını ve eritemi belirgin olarak azaltır.
Kronik plak tipi psoriazisde %2-5'lik konsantrasyonlarda kullanılır.
Topikal kortikosteroidler: Topikal tedavide en etkin ve en çok kullanılan
ilaçlardır. Bunların seçiminde steroidin etkinliği ve gücü gözönünde
bulundurulur. Önce güçlü steroidlerle başlanır, daha sonra iyileşme elde
edildikçe gücü daha az olanlara geçilerek yan etkiler en aza indirilmeye
çalışılır. Nüks ve alevlenmeyi önlemek için tedavi sistemik steroid
tedavisinde olduğu gibi aşamalı olarak azaltılarak ilaç kesilir. Piyasada
pomad, krem ve losyon formunda bulunurlar.
Çocuklarda az güçlü kortikosteroidler seçilmelidir. Ayrıca etkinin
arttırılması için oklüzyon (kapalı uygulama) biçiminde uygulanabilir.
Etkinin arttırabilmesi amacıyla yerel steroidler salisilik asit ve üre ile
birlikte kullanılabilmektedir.
Fotokemoterapi: Güneş ışınlarının sedef hastalığı üzerindeki olumlu etkisi
uzun yıllardan beri bilinmektedir. PUVA tedavisi sistemik psoralen (ışığa
duyarlandırıcı) ile UVA'nın birlikte uygulanmasıdır. UVA enerjisi ile
psoralenler DNA ile çapraz bağlar oluşturarak DNA sentezini ve mitozu
baskılar.
Potent bir ışığa duyarlandırıcı olan 8-metoksipsoralenin (0,6-0,8 mg/kg)
ağızdan alınımından yaklaşık 2 saat sonra UVA, 1 joule/cm2 olacak biçimde
başlanır. UVA dozu her seansta 0,5 ile 1,5 joule arttırılır. Bu tedavi;
haftada iki ya da üç, daha yoğun protokollerde haftada dört kez uygulanır.
Psoriazisde lezyonların bütünüyle temizlenmesi için 19-25 seans (100-245
J/cm2 UVA) gereklidir. Psoralenin %95'i sekiz saat içinde böbrek yoluyla
atılır. Bu süre içinde derinin UV ışınlarına duyarlılığı arttığından ilaç
alınımının 8-12 saat sonrasına dek UV’den korunmak gerekir.
Ayrıca baş ağrısı ve dönmesi, bulantı gibi belirtiler olabilir. Psoralen
lenste birikerek katarakta neden olabileceğinden tedavi sırasında ve
psoralen alınımından sonraki 24 saat içinde gözlerin korunması gerekir.
Yılda bir göz incelemesi yapılmalıdır. Uzun süreli yan etkileri ise; solar
elastoz, deri yaşlanması, aktinik değişiklikler, hiper ve hipopigmentasyon,
melanom ve non-melanom deri kanserleri oluşumudur. Ayrıca dar band UVB,
selektif UVB (SUP) tekli ya da topikal kortikosteroidler, vit D3
analogları ve antralin ile kombine tedaviler biçiminde uygulanabilir.
Sistemik Tedavi
Hastalık yaygın püstüler ya da aktif faza geçtiğinde sistemik
tedaviler seçilmelidir.
Metotreksat: Bir folik asit antagonistidir ve hücre siklusunu S fazında
baskılar. Püstüler psoriazis ve psoriatik artiritte 10-25 mg arasındaki
dozlarda haftada bir kullanılır. Bulantı, kusma, halsizlik ve baş ağrısı
yanısıra, kemik iliği baskılanması, karaciğer toksisitesi en önemli yan
etkileridir.
Siklosporin: İmmünsüpresif etkili bir siklik polipeptid olup sıklıkla doku
rejeksiyonunu önlemek amacıyla kullanılır. Psoriazisdeki etkisi,
Langerhans hücrelerinin antijen sunma kapasitesini ve mast hücre
işlevlerini baskılar. Şiddetli plak tipi psoriazisde oldukça etkilidir.
Psoriatik artiritte tırnak lezyonlarının iyileşmesinde etkilidir. Önerilen
doz 2,5-3 mg/kg/gün bölünmüş iki dozla günde en çok 5 mg'a çıkılabilir.
Böbrek işlevlerinde bozukluk, hipertansiyon, hipertrikoz, diş eti
hipertrofisi gibi yan etkileri vardır. Kan basıncı ve serum kreatinin
izlemi gereklidir.
Retinoidler: Retinoidler keratinosit büyümesini ve terminal
diferansiyasyonunu düzenler. A vitamini türevi olan etretinat kullanılır
ancak yarı ömrü uzun olduğundan kadınlarda teratojenik etki riski
fazladır. Artık dünyada yarı ömrü daha kısa olan (2-3 gün) asitretin
seçilmektedir (ülkemizde yoktur). Psoriazisin püstüler formunda 1 mg/kg/gün
dozunda kullanıldığında oldukça etkilidir. Şiddetli psoriazis ve
eritrodermik psoriazisde 0,3-0,5 mg/kg/gün olarak başlanıp 2-3 haftalık
aralarla 0,75 mg/kg/gün'e çıkılır. Bazı olgularda PUVA (Re-PUVA) ile
birlikte kullanıldığında etkinliği artabilir. Genellikle 0,5 mg/kg/gün
dozu ile 3-4 ay sürdürülür.
Yan etkiler; keilitis, göz ve ağız kuruluğu, yaygın kaşıntı, deride
kuruluk, saç dökülmesi, serum lipidlerinde ve karaciğer enzimlerinde
artıştır. Yüksek teratojenik potansiyeli göz önünde bulundurulmalıdır.
Kadın hastalar ilaç kullanırken ve kesildikten sonraki iki yıl doğum
kontrolü uygulamalıdırlar.
|