|
|
|
Sinüzit Ne Demektir ?
Burun çevresindeki sinüs adı verilen boşlukların
iltihaplanmasına sinüzit adı verilir. Sinüsler burnun her iki yanında ve 4
ayrı isimde bulunurlar. Burnun hemen yan taraflarında bulunan ve
sinüslerin en büyüğü olan sinüs maksiller sinüs' tür. Bunun dışında burnun
üst tarafında, alın kemiği içide bulunan sinüse frontal sinüs, burnun arka
ve üst tarafında bulunan ve orta hatta tek olan sinüse sfenoid sinüs
denir. Ayrıca burnun yan ve üst taraflarında bir çok küçük boşluktan
ibaret bölümlere de etmoid sinüs denir. Bütün bu sinüsler bir delik
aracılığı ile burun içine açılırlar. Buruna açılan bu delikler sinüslerin
havalanmasını da sağlarlar.
Sinüsler Ne İşe Yarar
Aslında bu sinüslerin fonksiyonları tam olarak
aydınlatılmış değildir. Ancak sesin resonansının sağlanması, solunum
havasının nemlendirilmesi ve ısıtılması ile zararlı partiküllerin
tutulması gibi görevleri vardır. Ayrıca baş ağırlığının azaltılması işine
de yararlar. Bütün sinüslerin içini döşeyen mukoza hergün belli oranda
salgı yaparlar. Bu salgılar burun içine dökülerek oradan da boğaz ve
mideye giderler.
Sinüsler Herkeste Var mıdır
Her erişkinde sinüs mutlaka vardır. Ancak
sinüslerin gelişimi zaman alır. Doğumda sadece maksiller ve etmoid
sinüsler mevcuttur. Onlarda filmlerde bile görülemeyecek kadar
küçüktürler. Maksiller sinüs 3 yaşında anlamlı büyüklüğe gelir ve ancak
puberte çağında erişkindeki boyutuna ulaşır. Frontal sinüs doğumda yoktur.
6 yaşında filmlerde görülebilecek boyuta gelir. Yine puberte çağında
erişkin boyutuna ulaşır. Etmoid sinüsler doğumda var olmasına rağmen
giderek büyür ve 12 yaş civarında erişkindeki boyutuna ulaşır. Sfenoid
sinüs doğumda yoktur. 5 yaşından itibaren gelişimi hızlanır ve puberte
çağında erişkin boyutuna ulaşır. Sinüslerin büyüklüğü kişiye göre değişir.
Frontal sinüsün hiç olmaması seyrek görülen bir durum değildir.
Sinüsler Nasıl İltihaplanır
Burun ve sinüsler; bakteri ve virüslerin sık sık
yerleşip iltihap yaptığı bölgelerdir. Bu bölgelerde her zaman iltihaba yol
açacak bakteri ve virüs bulunur ancak normal çalışan bir sinüste iltihap
her zaman olmaz. Eğer sinüsün normal çalışmasına engel olacak bir durum
varsa kolaylıkla sinüs iltihabı (sinüzit) gelişir. Bakteri ve virüs
dışında nadiren de olsa mantarlar da iltihap yaparlar. Sinüzit en çok
nezle, grip gibi üst solunum yolu infeksiyonları sonrası gelişir. Bu tür
infeksiyonlarda sinüslerin burun içine açılan delikleri ödem nedeniyle
kapanır ve sinüs salgıları burun içine boşalamaz. Ayrıca sinüslerin
havalanması da bozulur. Bu durumda sinüs içerisinde kolayca iltihap
gelişir. Bunun dışında sinüs ağızlarını tıkayan alerji, burunda kemik
eğriliği, et büyümesi, yabancı cisim, geniz eti gibi durumlar da sinüzit
gelişmesini kolaylaştırır. Vücut direnci başka sebeplerle düşük olan
kişiler daha kolay sinüzit geçirirler.
Kaç Tür Sinüzit Vardır
Sinüzit genel olarak akut ve kronik (müzmin) olarak
ikiye ayrılır. Akut sinüzit yeni oluşan sinüzit anlamına gelir. Uygun
tedavi edildiğinde tamamen iyileşir. Ancak kronik sinüzit sinüslerde
sürekli bir iltihap anlamına gelir ve tedavisi de zordur. Birçok kez
ameliyat gerektirir.
Sinüzitin Belirtileri Nelerdir
Akut ve kronik sinüzitin belirtileri biribirinden
farklıdır. Akut sinüzitte şikayetler daha şiddetlidir. Hastayı en çok
rahatsız eden şikayetlerden biri ağrıdır. Bu hangi sinüsün
iltihaplandığına göre baş ağrısı, yüz ağrısı, göz çevresinde ağrı şeklinde
olur. Genellikle öne doğru eğilmekle artar. Ayrıca burun tıkanıklığı,
burun akıntısı, koku duyusunda azalma, geniz akıntısı, ateş, çene ve
dişlerde ağrı, ağız kokusu, burun kanaması, göz kapakları ve yüzde şişme
gibi belirtiler olur. Öksürük hem akut hem de kronik sinüzitin
belirtisidir. Kronik sinüzitte şikayetler daha uzun süreli olmasına rağmen
daha hafiftir. Ağrı daha seyrek hatta bazen yoktur. Hastayı en çok geniz
akıntısı ve buna bağlı boğaz ağrısı ve öksürük rahatsız eder. Bunun
dışında yine burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve ağız kokusu olur.
Kronik sinüziti olan hastalar bazen akut dönemler yaşayabilirler.
Muayenede Ne Görülür
Sinüzitli bir hastanın muayenesinde en çok görülen
bulgu, burun içinde iltihaplı akıntı, ödem, boğaza doğru akıntı ve yüzde
hassasiyettir. Bu gibi bulguların görüldüğü ve sinüzitten şüphelenilen
hastalara uygun tetkikler yapılır. Ancak hastanın muayenesinde çok
belirgin bir bulgu olmadan da sinüzit olabileceği akılda tutulmalıdır.
Teşhis Nasıl Konur: Hastanın şikayetleri ve muayene bulgularına göre
sinüzit düşünülse bile kesin teşhis radyolojik olarak yani çekilen
filmlerle konur. Bunun için en çok çekilen film Waters filmi denilen ve
daha çok maksiller sinüsü inceleyen bir filmdir. Diğer sinüsler içinde
değişik açıdan çekilen filmler vardır. Ancak bu çekilen normal filmler
pratikte faydalı olmasına rağmen yanılma payları az değildir. Bu amaçla
özellikle tedaviye cevap vermeyen veya ameliyat düşünülen hastalarda
mutlaka bilgisayarlı tomografi çekilmelidir. Bilgisayarlı tomografi burun
içi ve sinüsler hakkında bize çok faydalı bilgiler vermektedir.
Sinüzitin Ne Gibi Tehlikeleri Vardır
Sinüzit uygun antibiyotik ve yardımcı ilaçlarla
veya gerektiğinde ameliyatla tedavi edildiğinde ciddi problemlere yol
açmayan bir hastalıktır. Ancak iltihabın yayılmasına bağlı bazı
komplikasyonlar gelişebilir. Bunlardan en önemlileri iltihabın göz çukuru
içine yayılması ve körlüğe kadar gidebilen hastalıklar, beyin zarına veya
beyin içine yayılarak abse oluşması, iltihabın sinüs içinde abseleşmesi ve
kemik iltihabı sayılabilir. Bu tür durumlar oluştuğunda tedavi daha ciddi
yapılmalıdır ve ilaç tedavisiyle birlikte ameliyat gerektirir
Nasıl Korunabilirim
Hastaların sinüzit olmamak veya olunursa kolay
tedavi edilebilmek için dikkat edebilecekleri birkaç şey vardır. Bunun
için soğukta kalmamak, saçların ıslak kalmaması, yaşadıkları ortamın nemi
ve ısısının uygun olması, sigaranın dumanında dahi kalınmaması,alerjiye
yol açabilecek toz, duman veya diğer irritan maddelerden uzak kalınması
gibi önlemler alınabilir.
Nasıl Tedavi Edilir
Sinüzit tedavisinde amaç bakterilerin yok edilmesi
ve sinüslerin buruna açılan deliklerinin açılmasını sağlamaktır. Bu
delikler açılmazsa sinüs iltihapları yok edilemez. Bakterilerin yok
edilmesi antibiyotiklerle olur. En çok sinüzite sebep olan bakteriler
hesaba katılarak antibiyotik seçilir. Antibiyotik seçimi için kültür ve
antibiyogram yapılması çok seyrek başvurulan bir yöntemdir. Antibiyotik
tedavisi en az 10 gün hatta bazen 15-20 gün sürmelidir. Bunun dışında
sinüs deliklerinin açılması için dekonjestan amaçlı kullanılan tablet ya
da spreyler, ağrı kesiciler ve sinüzite yardımcı olan alerji gibi durumlar
varsa bunlara uygun ilaçlar verilir. Dekonjestan spreyler 5 günden fazla
kullanılmamalıdır. İlaçlara cevap alınmayan durumlarda sinüziti
kolaylaştıran başka faktörlerin varlığı araştırılır ve uygun şekilde
tedavi edilir. Ancak bazen ameliyat gerekebilir. Kronik sinüzitlerde de
yine önce ilaç tedavisi uygulanabilir. Ancak sık sık alerji ya da kemik
veya et gibi bir anatomik problem olduğu için ameliyatla tedavi gerekli
olmaktadır.
Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekli Olur
Akut sinüzitler genellikle ilaç tedavisine yanıt
verdikleri için ameliyata nadiren ihtiyaç duyulur. Ancak kronik
sinüzitlerde, burunda et veya kemik eğriliği ( deviasyon ) bulunması gibi
durumlarda ya da komplikasyon gelişen vakalarda sinüzit ameliyatı gerekir.
Ameliyat Nasıl Yapılır
Sinüzit için yapılan ameliyatlar son yıllarda çok
ilerlemiştir. Bu ilerlemenin en önemli sebebi endoskop denilen ve burun
içine sokulan bir kamera aracılığı ile monitörden ameliyat yapmaya imkan
veren cihazların kullanılmaya başlanmasıdır. Endoskopik yöntemle
(görüntülü muayene ve ameliyat) hem burun içi gibi dar ve karanlık bir
yerde çalışmak kolaylaşmaktadır hem de sinüzite yol açan asıl faktör
düzeltilip diğer sağlam bölgelere dokunulmamaktadır. Bu ameliyat hem lokal
hem de genel anestezi ile yapılabilir. Ameliyatta en önemli amaç, sinüz
ağızlarının açılmasını sağlamak ve sinüslerin içini temizlemektir.
Genellikle sadece burun içinden girmek yeterlidir. Bazen maksiller sinüse
girmek için dudak altından çalışmak gerekebilir. Bu yöntemle burun
içindeki et, kemik eğriliği gibi diğer hastalıklar da tedavi
edilebilmektedir. Ameliyattan sonra hekimin tercihine göre burun içine
tampon konabilir.
Ameliyatın Ne Gibi Komplikasyonları Vardır
Anestezi komplikasyonları dışında endoskopik
ameliyatta en sık görülen problem kanamadır. Bu bazen cerrahın çalışmasını
engelleyecek kadar şiddetli olur ve ameliyatta asıl amaç kanamayı
durdurmak haline gelir. Bunun dışında burun ve sinüslerin çevresinde
önemli organlar bulunduğu için ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Bunlar
arasında göz çukuru içine girilerek göz küresi ve sinirinin zedelenmesi,
beyin zarının delinerek beyin sıvısının burun içine akması, beyine giden
büyük damarların yaralanması, beyin absesi gibi ciddi problemlerin yanı
sıra bazı küçük ve daha sonra tedavi edilebilen komplikasyonlar da vardır.
Ameliyattan Sonra Nelere Dikkat Etmeliyim
Endoskopik yöntemle yapılan ameliyattan sonra en
önemli konu pansumanların uygun yapılmasıdır. Sinüzit ameliyatında
pansuman burun içinin uygun şekilde temizlenmesi anlamına gelir. Bunun
için başlangıçta birkaç günde bir daha sonra daha seyrek olarak
doktorunuza gitmeniz gerekecektir. Kaç günde bir temizlenmesi gerektiği
ameliyatın seyrine ve doktorun tercihine göre değişir. Doktorunuz her
pansumandan sonra bir sonraki görüşme zamanını söyleyecektir. Hasta
kendisi burun içini serum fizyolojikle yıkayarak yapışma ve birikintileri
önlemeye çalışabilir.
Ameliyattan Sonra Sinüzitim Tekrarlar mı
Endoskopik yöntemle ameliyat yapılmaya başlandıktan
sonra sinüzitin tekrarlama oranı son derece düşmüştür. Ancak yine de
özellikle alerjinin rol oynadığı sinüzitlerde tekrar problem oluşması
görülebilir. Alerji toplumumuzda sanıldığından çok daha sık görülmektedir.
Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?.
Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl
milyonlarca lira sinüs problemleri için harcanmaktadır (Burunda dolgunluk,
baş ağrısı ve burun akıntısı).
HERKESİN SİNÜSÜ VAR MIDIR?
Evet, yeni doğmuş bir bebeğin bile çok küçük olsa dahi sinüsleri vardır.
Başlangıçta bezelye büyüklüğünde olan bu boşluklar burnun içinden yüz ve
kafatası kemiklerinin içine doğru genişleyen boşluklardır. Çocukluk ve
genç erişkinlik çağında büyümeye ve genişlemeye devam eder. Hava
cepleridirler. Burnun iç yüzünü kaplayan zarın aynısı tarafından
kaplanmaktadırlar ve bir kurşun kalem başı büyüklüğünde açıklarla burun
boşluğuna bağlanırlar.
SİNÜSLER NE İŞE YARAR?
Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun, sisteminin bir parçasıdır.
Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus
salgılar. Üretilen mukus burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek toz
parçacıklarını, bakterileri ve diğer havayla taşınan partikülleri süpürür
ve yıkarlar. Daha sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur.
İçindeki parçacıklar ve bakteriler mide asidi tarafından parçalanır.
Birçok insan bunun farkında değildir çünkü normal bir vücut fonksiyonudur.
BURUN GERİSİNE AKINTl NE DEMEKTİR?
Burun içi; hava kirliliği tarafından, allerjiye neden olan maddeler
tarafından, dumanla veya virüsler tarafından rahatsız edildiğinde
normalden çok fazla mukus üretir. Bu burun zarlarındaki allerjik maddeyi
yıkayıp uzaklaştırmak amacıyla bol miktarda üretilmiş, berrak su gibi bir
salgıdır. Burun arkasına doğru su gibi bir salgı oluşur. Arkaya akıntının
en önemli nedeni bu olaydır. Bir başka tipte ise mukus yapışkan ve
kıvamlıdır. Bu, hava yollarının çok kuru olduğu ve zarların yeterince sıvı
salgılıyamadığı durumlarda görülür. Bakteriler tarafından oluşturulan
enfeksiyonlarda da yapışkan ve kıvamlı mukus gözlenir aynı zamanda
cerahatten dolayı mukusun rengi sarı veya yeşil olabilir.
SİNÜS NEDİR?
"-it" eki tıpta enfeksiyon veya enflamasyonu ifade eder. Bu nedenle
sinüzit, sinüslerin enfeksiyonu veya enflamasyonudur. Tipik bir akut
sinüzit vakası soğuk algınlığı veya allerjik bir atak sonucunda fazla
miktarda mukus salgılanması ile ortaya çıkar. Zarlar o kadar çok şişebilir
ki sinüslerin küçük açıklıkları kapanır. Hava ve mukus burun ile sinüsler
arasında rahat hareket edemezse mukus sinüsler içinde birikir ve basıncın
artmasına neden olur. Hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yüzde veya
alında üzerine basmakla oluşan, gözler arasında veya gerisinde, yanaklarda
ve üst dişlerde ağrıya meydana gelir. Çıkışı kapalı ve mukus dolu bir
sinüs bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortamdır. Soğuk algınlığı
normalden fazla sürerse ve sümüğün rengi yeşil-sarıya dönerse veya garip
bir tat oluşursa muhtemel bakteriyel enfeksiyon gelişmiştir. Akut sinüzit
olgularında yüzdeki ve alındaki ağrı çok kötü olabilir. Sinüs çıkışının
uzun süre kapandığı durumlarda kronik sinüzit gelişir. Baş ağrısı az
görülür ancak akıntı ve kötü koku devam eder. Enflamasyonun çok aşırı
olması sonucunda polip adı verilen oluşumlar gelişir. Bazı sinüzit
olguları üst dişteki enfeksiyonun sinüse geçmesi sonucunda oluşur.
SİNÜZİT TEHLİKELİ MİDİR?
Sinüzit olgularının büyük çoğunluğu tıbbi tedaviye cevap verir ve
tehlikeli değildir. Bununla birlikte sinüs içindeki bir enfeksiyon hem
göze hem de beyne çok yakındır. Enfeksiyonun göze veya beyine yayılması
çok nadirdir. Enfeksiyonlu sinüslerden akan mukus akciğerler için sağlıklı
değildir. Böylece sinüzit; bronşit, kronik öksürük veya astımı ya azdırır
yada bunların ortaya çıkmasına neden olur.
SİNÜZİT BAŞ AĞRISI NEDİR?
Soğuk algınlığı sırasında veya burun örtüsü şiştiği ve burnun aktığı
zamanda veya burun sümükle dolu olduğunda yüzde, yanaklarda, alında veya
göz çevresinde ortaya çıkan baş ağrısı muhtemelen sinüzit ağrısıdır. Sinüs
enfeksiyonu buna neden olur. Bir başka tür sinüs baş ağrısı ise uçak inmek
üzere alçaldığı zaman ortaya çıkar. Bu özellikle soğuk algınlığınız veya
aktif allerjiniz varsa belirgin olur (buna "Vakum Baş Ağrısı" denilir).
Maalesef sinüs baş ağrısıyla karıştırılabilecek birçok başka neden vardır.
Örnek olarak migren ve diğer damar kaynaklı baş ağrıları veya gerginlik
baş ağrısı hem alın ve göz çevresinde ağrı oluşturması hem de burun
akıntısına da neden olabilmelerinden dolayı sinüzit ile karıştırabilirler.
Ancak bu tip baş ağrıları doktor müdahalesi olmadan kısa sürede gelip
geçerler. Doktor müdahalesi olmadan uzun süren ve ancak antibiyotik
tedavisiyle düzeltilebilen sinüzitten farklıdırlar. Bununla birlikte arada
sırada gelen, bulantı ve kusmaya neden olan baş ağrısı daha ziyade migren
baş ağrısıdır. Şiddetli, sık ve uzun süren baş ağrılarının tanısı için
mutlaka doktora baş vurulmalıdır.
KİMLER SİNÜS PROBLEMİYLE KARŞILAŞIRLAR?
Gerçekte herkes sinüs enfeksiyonu geçirebilir ancak bazı gruplar daha
hassastırlar.
Allerjisi olanlar : Bir allerji atağı soğuk algınlığı gibi mukozanın
şişmesine, sinüs kanallarının kapanmasına, mukus akımının engellenmesine
ve bakteri enfeksiyonuna neden olur.
İyi nefes almayı ve mukus akışını engelleyecek yapısal burun bozuklukları
olanlar : Örnek olarak kırık bir burun veya septum deviasyonu (septum
burun delikleri arasında burnu sağ ve sol olmak üzere ikiye bölen kıkırdak
bir yapıdır. Bunun bir tarafa doğru eğilmesine deviasyon denir.)
Sık sık enfeksiyona maruz kalanlar: Okul öğretmenleri ve sağlık personeli
hassastır.
Sigara içenler: Tütün dumanı, nikotin doğal direnç mekanizmasını bozarlar.
DOKTOR SİNÜSLERİM İÇİN NE YAPACAKTIR?
Doktorunuz size soluk alıp vermeniz, burun akıntınızın rengi ve kokusu ve
hangi olayların (günün hangi saatinde veya hangi mevsiminde ) bu bulgulara
neden olduğu ile ilgili sorular soracaktır. Baş ağrınızı tarif etmeye
hazır olun; Ne zaman ve hangi sıklıkta olduğu, ne kadar sürdüğü, bulantı,
kusma, görme bozukluğu, veya burun tıkanıklığı ile ilişkili olup olmadığı.
Kulak Burun Boğaz uzmanı özellikle mukozanın görünüşüne ve salgının
niteliğine dikkat ederek kulağınızı, burnunuzu, ağzınızı, dişlerinizi, ve
boğazınızı muayene edecektir. Burnunuzdaki hassasiyeti inceleyecektir.
Bazı durumlarda sinüslerinizin röntgen fılmi gerekli olabilir. Tedavi
doktorunuzun koyduğu teşhis ile bağlantılı olacaktır. Enfeksiyonlar için
antibiyotik tedavisi veya cerrahi müdahale bazen de her ikisi birden
gerekebilir. Akut sinüzit çoğunlukla antibiyotik tedavisine yanıt verirken
kronik için genellikle cerrahi müdahale gerekmektedir. Son yıllarda
uygulanan Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) bu hastalıkların
çözümünde uygulanan basit bir tekniktir. Sonuçlar oldukça başarılıdır.
Eğer bulgular allerji, migren veya sinüzite benzeyen bir başka nedenden
dolayı ise doktorunuz alternatif bir tedavi planı uygulayacaktır.
SİNÜSLERİM İÇİN BEN NE YAPABİLİRİM?
Allerjiniz varsa bunu kontrol edin. Soğuk algınlığı olduğunuz zaman
buharla nemlendirici kullanın. Yatağınızın baş tarafı daha yükseltilmiş
bir şekilde uyuyun. Dekonjestanlar kullanılabilir ancak içlerindeki
kimyasal maddeler adrenalin gibi etki gösterebileceğinden yüksek tansiyonu
olanlarda riskli olabilir. Aynı zamanda bunlar uykusuzluğa neden olan
uyarıcıdırlar. Kullanmadan önce doktorunuza baş vurun.
Burnunuzu tahriş eden kirleticilerden, özellikle sigara dumanından uzak
durun.
Dengeli beslenin, düzenli egzersiz yapın.
Enfeksiyonu olduğunu bildiğiniz insanlarla ilişkilerinizi sınırlamaya
çalışın bu olmuyorsa bir takım önlemler alın (el yıkamak, ortak havlu ve
önlük kullanmamak).
Birçok reçetesiz sinüs ilacı satılmaktadır ancak uygun bir tanı koyulmadan
bunları kullanmak doğru değildir. En iyisi sizi muayene eden ve sizin
şikayetlerinizi bilen doktorunuzun verdiği ilaçları kullanmaktır.
Yukarıdaki bilgiler Türkiye Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi
Vakfından alınmıştır.
İnsanlar arasındaki iletişimin en etkili yolu konuşmadır. Duyma, konuşma
ve lisan sözel iletişimin temel elemanlarıdır. Bu 3 elemandan herhangi
birindeki aksama konuşma , bozukluğuna yol açabilir. Konuşma bozukluğu
çocukların çevreleriyle ilişkilerini bozduğu gibi , çok ciddi psikolojik
sorunlara da neden olabilir.
Sinüsler kafatasının ön bölümündeki boşluklar sistemidir.Sinüslerin yüz
kemiklerine hafiflik verdiği ve netice olarak başta dengeyi sağladığı
savunulur.Sinüslerin çıkış kanalları genellikle çok dardır.Bunlara ostium
adı da verilir.
Nezle ya da grip gibi durumlarda ostiumları çevreleyen mukoza şişer ve
çıkış kanalları tıkanır.Sinüslerin içine hava giremez,sinüs içindeki
sıvılar dışarıya atılamaz.Sinüsler içinde kalan bu sıvılar bakteriyel bir
enfeksiyon meydana getirirler.İşte bu hava dolu boşlukların içini örten
mukoza tabakasının iltihaplanmasına sinüzit denir.
Lokalizasyonuna göre maksiler,etmoidal,frontal ya da sfenoidal
sinüzitlerden bahsedilir.
Sinüzitleri Akut ve Kronik olarak ikiye ayırmak gerekir.
Akut Sinüzit
Mevsim değişikliği,alerjik reaksiyonlar,vücut direncinin düşmesi,banyo
yapıp hemen sokağa çıkma nedeniyle özellkle kış aylarında grip ya da nezle
oluruz.
Organizma bu durumu atlatamayabilir ve enfeksiyon sinüslere yayılır.İlk
olarak ortaya çıkan ve tekrarlamayan bu duruma “Akut sinüzit” denir.
Bulgular Nelerdir?
*Göz çevresinde ödem ve yanak hizasında basmakla artan ağrı akut sinüzitin
en tipik bulgusudur.
*Alın hizasında,göz çevresinde ve burnun iki yanında baş öne eğildiğinde
şiddetlenen ağrı sık görülür.Krizler halinde seyreden bu ağrı gündüzleri
tüm sosyal ve fiziksel aktivitemizi imkansız hale getirir.Geceleri
uykusuzluğa götürebilecek şiddette olabilir.
*Burun tıkanıklığı,iltihaplı burun akıntısı,nadiren burun kanaması ve koku
almada azalma diğer bulgulardır.*Zamanında tedavi edilmeyen vakalarda
yüksek ateş görülür.
Nasıl Teşhis Edilir?
*Hemen her zaman gripal bir enfeksiyon sonrası ortaya çıkan akut sinüzitin
teşhisi kolaydır.Aslında hiçbir ek tetkike gerek duyulmaz
*Ancak hangi sinüsün tutulduğunu ve bu sinüzitin tek terflı mı,çift
taraflı mı olduğunu anlamak için normal sinüs grafileri istenir.
AKUT Sinüzitin Tedavisi
Öncelikle geniş spektrumlu antibiyotik ve bir antienflamatur verilir.Buğu
yapmanın faydası vardır.Sinüslerin drenajını sağlamak mukoza ödemini
çözücü ilaçlar ve burun damlaları verilir.
Sinüs fonksiyonu denilen sinüs muhtevasının aspire edime işlemi sadece
yüksek ateş dayanılmaz baş ağrısı ile seyreden vakalarda uygulanır.Bu
operasyon lokal ya da genel anestezi altında yapılır.İhmal edilmiş ya da
gerektiği gibi tedavi edilmemiş “Akut sinüzitler”kolayca
tekrarlayabilir.Yani kronikleşebilir.
Kronik Sinüzit
Kronik sinüzitler,KBB uzmanlarını oldukça sıkıntıya soktuğu gibi hastaları
da fazlasıyla rahatsız eder.Hatta umutsuzluğa iter.
Sinüslerin normal çalışmasını sağlayan ostiumların ve hücrelerin
tıkanıklığı nedeniyle meydana gelir.Bu durumlarda ,sinüslerin içinde,uzun
süreli,sık tekrarlayan bir havalanma ve boşalma (temizleme)sorunu vardır.
Kronik Sinüzit Bulguları Nelerdir?
Hastalarda rastlanan en önemli bulgu,geceleri şiddeti artan burun
tıkanıklığıdır.Bu yüzden hastalar hemen her muayenede burun mukozası için
çok zararlı ve alışkanlık meydana getiren burun damlalarını uzun süredir
kullandıklarını söylerler.
Göz çevresinde ve alın hizasında kuvvetli olmayan sinsi baş ağrısı vardır.
Geniz akıntısı da denen postnazal akıntı boğazda yanma,ağrı,gıcık
hissi,ses kısıklığı ve öksürüğe neden olur.Bu enfeksiyonun aşağıya doğru
yayıldığını gösterir.
Kronik Sinüzitlerde Teşhis Ve Tedavi
Klasik radyolojik tetkikler önemini kaybetmiştir.Günümüzde sinüs
hastalıkları ile ilgili en güvenilir bilgiler bilgisayarlı sinüs
tomografisi ile elde edilmektedir.Teşhise yardımcı olan ve uygulanırken
hastaya acı vermeyen bir yöntemdir.
Teşhis edilen her kronik sinüzitle önce medikal(ilaç) tedavi denenmelidir.
Sinüs mukozası kemik üzerinden beslenir.Kemik kanlanması diğer yumuşak
dokulara oranla daha zordur.Bu nedenle uzun süreli (10-15 gün) antibiyotik
tedavisi uygulanır.
Buğu yapmanın,sinüslerdeki sıvıyı sulandıracak ve daha rahat atmasını
sağlayacak ilaçların faydası vardır.
Böyle kombine bir tedaviden sonra hasta tekrar kontrol edilir. Hastanın
şikayetleri geçmemişse ,burada endoskopik yöntemler ortaya çıkar.
İlk yapılacak,doktorlar için çok değerli ve çok önemli olan ”DİAGNOSTİK”
yani teşhis amaçlı endoskopidir.Böylece sinüzitin devam ettiğini ve bu
duruma yol açabilecek anatomik değişiklikleri ortaya koyarlar.
Burun kemiği eğriliği ve burun etlerindeki büyüme sinüzit nedenlerinin
başında gelir.
Alerjik reaksiyonlar ve diş enfeksiyonları mutlaka tedavi edilmelidir.
Düne kadar sinüs fizyolojisinin tam bilinmemesi ve sinüs anatomisinin
tanınmamasından dolayı uzun yıllar boyunca kronik sinüzit tedavisinde çok
başarılı olunamamıştır.
Halk arasında kesin tedavisi olmadığı söylenen kronik sinüzit artık “KADER
DEĞİLDİR”.
Sinüs kanallarındaki ve burun boşluklarındaki daralma ve tıkanıklıklar
günümüzde “ENDOSKOPİK YÖNTEMLE” ortadan kaldırılarak fizyolojiye uygun
sinüs havalanması ve direnajı sağlanıyor,dolayısıyla kronik sinüzitin
tedavisinde büyük başarı elde ediliyor.
Sağlam hiçbir dokuya zarar vermeden,sadece hastalığa neden olan lezyonlar
çıkartılıp,hücreler temizlendiğinde FESS (Fonksiyonal Endoskopis Sinüs
Cerrahisi)ile artık kronik sinüzit vakalarının %90 ına yakın tedavi
edilebiliyor.
Doktora ne zaman başvurmak gerekir ?
Sinüzit belirtileri bazen soğuk algınlığı ve allerji ile karıştırılabilir.
Eğer sinüzitiniz olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki belirtileri gözden
geçirin; bu belirtilerden üç veya daha fazlası varsa doktorunuza başvurun.
Sinüzit önlenebilir mi ?
Günlük hayatınızdaki koşullarda bazı değişikler yaparak sinüzit riskini
azaltabilirsiniz. Kış aylarında, özellikle kaloriferli evlerde iyice
kuruyan havayı, solunum yolları için ideal olan %35-%50 nem oranına
ulaşacak şekilde bir buhar makinesi ile nemlendirin. Soğuk algınlıkları
sırasında bol su için, uçak seyahatinden ve sualtı dalışlardan kaçının,
şikayetler uzun sürdüğünde doktorunuza başvurun. Allerjiniz varsa allerji
önlemlerine ve tedavisine her zaman özen gösterin.
Sinüzit nasıl teşhis edilir ?
Akut sinüzit genellikle doktorun belirtileri ve muayene bulgularını
değerlendirmesi sonucunda teşhis edilir; bazen bir röntgen filmi
gerekebilir. Kronik sinüzit teşhisi ise daha zordur ve burunun endoskop
adı verilen optik aletlerle muayenesinden sonra sinüslerin bilgisayarlı
tomografi incelemesi gerekebilir.
Sinüzit nasıl tedavi edilir ?
Akut sinüzit, genellikle kullanma süresi 10 gün olan ve ağızdan alınan
antibiyotikler, dekonjestan ilaçlar ve burun spreyleri ile tedavi edilir.
İspatlanmış allerjisi olan kişilerde antihistaminik türü ilaçlar da
tedaviye eklenebilir.
Kronik sinüzitte daha uzun süreli ilaç tedavisi uygulanır. İlaç
tedavilerinden yarar görmeyen hastalarda ameliyatla tedavi gerekir.
Günümüzde sinüzit ameliyatlarının çoğunluğu, dışarıdan görünür bir kesi
yapılmaksızın, burun deliği içinden endoskopik yöntemle yapılmaktadır (Endoskopik
sinüs cerrahisi).
Çocuklarda sinüzit farklı mıdır ?
Çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları erişkinlerden daha sık görüldüğü ve
sinüzit belirtileri daha silik seyrettiği için teşhis de daha zordur.
Çocuklarda aşağıdaki belirtilerin varlığı sinüziti düşündürmeli ve doktor
muayenesi yapılmalıdır :
Soğuk algınlığının 10-14 günden uzun sürmesi
Koyu ve sarı-yeşil renkte burun akıntısı
Boğaz ağrısı, öksürük, kötü ağız kokusu, bulantı, kusma yaratan geniz
akıntısı
Uzun süreli baş ağrısı
Huzursuzluk veya halsizlik
Göz çevresinde şişlik
|