| |
|
|
Altinoluk Hakkında
Doğaİster dağa çıkın, ister denize inin...
Bu defa havası, suyu ve şifalı otlarıyla sizi bambaşka bir cennete
davet ediyoruz. Altınoluk ve Şahinderesi Kanyonu huzur ve sağlık
arayanlar için ideal bir yer... İsterseniz Kazdağı'na çıkıp dağ havası
alın, isterseniz kanyonda dolaşın, isterseniz de kanyona girin...
İsmini çevresinde bulunan Şahinderesi Kanyonu ve altın sarısı renkteki
zeytinyağından alan Altınoluk eski ismi papazlık olan bir Ru m
köyü. Hem deniz, hem de dağ turizminin birlikte yaşanabildiği bölge
bol oksijenli temiz havası ve dünya çapındaki zeytinyağıyla ünlü.
Kazdağı eteğinde Edremit Körfezi'nin incisi durumundaki yerleşim
bölgesine aşırı talep nedeniyle hayli konut yapılmış. Ancak kalabalık
şehir merkezini bırakıp eşsiz güzellikteki yol tarafına bakarsanız
kanyon girişi, dağ manzarası, şelale ve göletler göze, alabalık
çiftlikleri ise damağınıza hitap edebilecek güzellikler sunuyor. Mayıs
ayında zeytin, iğde, badem, ıhlamur, hanımeli, zambak ve kır
çiçekleriyle baş döndürücü bir koku yaydıkları çiçek açma
mevsimlerinde Yedigöller Milli Parkı'nı kıskandıracak güzelliğe
bürünüyor. Özellikle 610 metre yükseklikte bulunan (Fidanlık mevkii)
bozuk dağ yoluna rağmen tüm yorgunluğunuzu unutturacak güzellikte
şelale ve doğa yapısına sahip.
Altınoluk yöre halkı etraftaki diğer köylere nazaran masada yemek
yemeye intibak eden ilk köy olmuş. Altınoluklular Midilli Adası halkı
ile son derece samimi temas halindelermiş. Hatta zamanın beylerinin
karbeyazı gömlek yakaları kolalanmaya Midilli'ye gönderirlermiş. Yöre
hanımlarının vazgeçilmez tutkularının başında ise takılar geliyormuş.
Günümüzde Altınoluk aileler için tercih edilen yazlık tatil yerlerinin
basında geliyor. Zengin çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri şenlenirken
akşam yemek sonrası başlayan piyasa gecenin geç saatlerine kadar dev am
ediyor. Yürüyüş parkuru Altınoluk meydanı dondurmacı Vardar önünden
sahil boyu ve Mendirek sonuna dek sürüyor. Plajlar ise hem ücretsiz
hem de her yerden denize girme imkanı sağlıyor. Sezon sonu Eylül
ayında uyuyan deniz, dipte gazete okuyacak kadar net görünüp
berraklaşıyor.
Kaz Dağı Düden Yaylası
Mare&Monte tur'a katılan günübirlik veya konaklamalı kamp yapmak
isteyen gruplarla eski Altınoluk yerleşim merkezi Çam Mahallesinden
saat 10.00 da Kaz Dağına doğru dağ yoluna giriliyor.
Sırasıyla Küp Gediği, Sarısu, Üç Pınarlar, Karaçam, Kazak Pınarı, Şah
Taşları sonrası Düden'e geliniyor. Tur rehberi güzergâh boyunca iki
kez mola vererek hem gezi boyunca görülecek yerler, hem de Kaz Dağının
mitolojik geçmişi hakkında aydınlatıcı bilgi veriyor. Düden mevkii,
kapalı ev ekonomisinin geçerli olduğu yıllarda, dağın iki yamacında
oturan insanlar senenin belirli zamanlarında mallarını ihtiyaç
doğrultusunda takas yoluyla değiştirdikleri yer olarak biliniyor.
Türkmenlerin konargöçer olarak yaşadığı, yaz aylarında oba kurup kamp
yaptığı ve günümüzde Milli Park sınırları içinde olan bölgede "Milli
Park Kamp Alanı" tahsis edilmiş. Kapalı korunak, duş, wc, mutfak,
çamaşır yıkama yeri, alabalık yaşatma
havuzu, çeşme, çadır yerleri, hamaklar, salıncaklar bulunuyor.
Altınoluk - Düden arası yer yer engebeli toprak olan dağ yolunda 4x4
türü dağ araçlarıyla ulaşım sağlanıyor. Düden Yaylası, Anadolu
yükseltileri arasında cüce sayılmasına rağmen deniz seviyesi sıfır
noktasından 1250 metreye 26 km gibi kısa mesafede ani çıkılması
nedeniyle ilgi çekiyor. Yazın en sıcak aylarında bile serin olan
yaylada rüzgâr sesi ile nefis botanik kokusu buram buram hissediliyor.
Endemik bitkiler, dağ laleleri, mevsiminde kelebekler, tüm doğal ortam
fotoğraf severleri mutlu etmeye yetiyor. Yol boyunca tur yolcuları
bazen yaban hayatın sürprizlerinden ayı, domuz, karaca görme şansı
bulabiliyorlar. Dağın ilk 500 metre yükseltileri zeytin ağaçları, 650
metre kızılçamlarla Akdeniz orman tipi görülebiliyor. 4 mevsim yaşanan
dağın Kuzey yamacında ise karasal iklim nedeniyle kızılçam bulunmu yor.
Mayıs sonu Eylül sonuna dek tur düzenlenen turlarda Düden Mevkiinde
mola için soluklananlar yemek siparişlerini verip Küçük Düden Mevkide
15 dakikalık bir yürüyüş yaparak burada ki koyun ağılında süt sağma,
peynir yapımı gibi yöresel üretimleri görüyor, acıkmış olarak Düden
kamp alanına dönüyorlar. Tavada pişirilmiş alabalıklar, henüz açılan
hamurlarla yapılan gözlemeler, salata ve meyveler, buz gibi
pınarlarda soğutulmuş biralar, meşrubatlar büyük iştahla yenip
içiliyor. Yemek, dağın pınar sularından demlenen çaylar, kahvelerle
tamamlanıyor. Sürenin durumuna göre Şahin dere kanyonu Gücük Burun'dan
kanyonun muhteşem ve tüyler ürpertici, görkemli manzarası
seyrediliyor. Bol bol anı fotoğrafları çekiliyor. Son etapta dağın
zemin sularında ki tertemiz göletlerde yüzüp safarinin tozu atılıyor.
Akşam 18.00 de doğanın natürel kalbinden ayrılıp Altınoluk'a dönen
grup yeniden betona yenik düşmüş sahillere ve trafiğin içine girerken
bir başka geziye katılmak üzere vedalaşıp ayrılıyorlar.
Şahinderesi Kanyonu
Altınoluk'u oksijen çadırına dönüştüren etkenlerin başında Şahinderesi
Kanyonu geliyor. Bölgede hava değişimini sağlayan kanyon, dağdan
çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot
kokulu havayı, dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor.
Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 kilometre uzunluğundaki
kanyonun yüksekliği 600 metre. Açık U şekilli aralığı 700
metre civarında. Çevresi şifalı bitki ve otlarla bezeli olan
Şahinderesi Kanyonu'na Orman İşletme Müdürlüğü'nden izin alınarak
giriliyor. Rehbersiz gezmenin oldukça zor olduğu Şahinderesi
Kanyonu'nda 25 kilometrelik bozuk toprak yol daha ziyade Jeep türü
araçlara geçit veriyor. Mare Monte Oteli'nden Erinç Ersöz'ün kurduğu
seyahat acentasının dağa düzenlediği turlar grubunun arzusuna göre
şekillenip tam gün sürüyor.
Kanyonda bekleyen sürprizler
Şahinkale'nin kuzeyine gitmek için Avcılar Köyü'nden orman yoluna
giriliyor. Ormana giriş izninizi görevli bekçiye gösterip köprü
başından Kışla Dağı'na varılıyor. Yol üzerinde çok soğuk, kireçsiz
vücut üzerinde çarçabuk kuruyan suya sahip gölcükler bulunuyor.
Bunlardan biri olan Dereçatı mevkiinde yüzebilirsiz. Bu nedenle yola
çıkmadan önce mayo ve havlunuzu yanınızda bulundurun. Su ve kuş
sesinden başka ses duyulmayan bölgede pınar suları hayli bol. "Dereçatı
suyu" çiçek ve kekik kokularını da beraberinde getirip, yosunlu
kayaların kalbinden akıyor. Biraz ilerideki pınar ise nane otları
arasından aktığı için "Naneli pınar" ismiyle anılıyor. Kanyonda
ilerleyen Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı,
Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları, Damla isimli etapları geçip kabaran
iştahınızla Altınoluk'a dönebilirsiniz.
Şifalı otlar
Birçok hastalığın tedavisinde başrolü üstlenen otların tüm çeşitlerini
Kazdağı'nda bulmak mümkün. Bitki ve otlara meraklılar eczacı ve
doktorların aradığı isim ise; dağın neresinde, ne zaman ne yetiştiğini
çok iyi bilen İbrahim Arısoy. Hiç oturulmamış bir evi seramikle
döşetip bitki ve ot kurutan İbrahim Arısoy'un Tel:(0-266) 396 05 28
Dağın otları arasında çarpıntıyı önleyen Melisa geliyor. Stresi yok
edip, kalbe ve taniyona iyi geldiği söylenenler arasında.
Kandil Çayı: Bademcik ve boğaz hastalıklarına,
Papatya, nane: Nezle ve sinizüte Isırgan otu: Çayı, tohumu havanda
dövülüp bal ile karışımlarda kullanılarak tüketiliyor.
Karabaldır otu: Prostat ve basura iyi geldiği söyleniyor.
Üç çeşidi bulunan kekik otu şeker hastalığına ve her derde
deva olduğuna inanılıyor. Milli park sınırları içinde her türlü ot ve
bitki toplamak yasaklandığı için meraklılar sadece fotoğraf çekmekle
yetiniyorlar.
Kayalar
Kaz Dağı'ndaki karların erimesiyle debisi iyice artan sular , dereler
ve şelaleler oluşturuyor. Kanyonun kalbi sayılan ve 70 derecelik açıya
sahip dik yamaçları, granit kayaları aşındırıp zımparalanmış kaya
şekilleri yaz sonunda suların azalmasıyla ortaya çıkıyor. Bu görüntü
ise pastoral fotoğraf meraklılarına görsel bir ziyafet çekiyor.
NASIL GİDİLİR?
Altınoluk'a İstanbul'dan Bursa-Balıkesir-Havran üzerinden
gidebileceğiniz gibi, Tekirdağ-Çanakkale yolunu da tercih
edebilirsiniz. Bu yol manzarası güzel trafiği az ve 450 kilometre.
İstanbul-Kınalı arası otoyolu kullananlar Tekirdağ'dan Keşan'a sonra
da Gelibolu'ya gelecekler. Buradan Lapseki'ye veya Eceabat'tan
Çanakkale'ye karşıya geçmek için Feribotlar saat başı kalkıyor.
Truva'dan, Edremit Körfezi'ne inerken Altınoluk sizi karşılıyor. Aynı
yolu otobüsle almak isteyenler Pamukkale, Uludağ, Kamil Koç, Akçay
veya Metro Turizm'in seferleriyle gelebilirler. Altınoluk'tan
Edremit'e Assos'a sefer yapan minibüsler var. Yazın ayrıca Ayvalık,
Bergama, Truva, Assos, Babakale gibi tarihi noktalara düzenlenen
turlara da katılma imkanınız bulunuyor. Kazdağı'na çıkmak için Orman
İdaresi'nin yaptığı toprak yolları jeep türü araçlarla aşmak
gerekiyor. Şahinderesi Kanyonu'nun girişine gitmek için sırtınızı
denize çevirip Altınoluk merkeze girişte belediye karşısındaki
sokaktan girerseniz Kocaçay yoluna Değirmen mevkiine geleceksiniz. 1
kilometre sonra kanyon girişindeki zeytin ağacı gölgesindeki otoparka
aracınızı bırakabilirsiniz.
Yeni yol çalışmaları sayesinde İstanbul'dan çıkanlar daha geniş ve
rahat bir güzergahda yol alıyorlar. Kınalı çıkışından itibaren yeniden
düzenlenen Keşan kavşağına, sonrasında büyük bölümü bitirilmiş tek
yönlü yolu kullananlar, Gelibolu yönünde aynı konforla ulaşıyorlar.
Çanakkale geçişi sonrası Küçükkuyu, Altınoluk, Edremit güzergahı yeni
şerit ilaveleri ile neredeyse uçak pisti haline getirilmiş görünüyor.
Bursa yönünden gelenler ise büyük bölümü bitirilen Mudanya yol
ayırımına kadar otoyolu kullanabiliyorlar. Bursa'nın İstanbul çıkışı
son düzenlemeyle alt geçit kullanımıyla kent çıkışına bağlanıyor.
|
|