| |
|
|
Ayvalık Hakkında
Rüzgârlar ve adalar ülkesi: Ayvalık
Ayvalık bir sahil kenti. Buradan Yumurta Ada, Tavuk Adası, Karaada,Çıplak
Ada, Lale Adası, Cunda Adası, Patrice, Tımarhane Adası gibi sayıları
15'i bulan irili ufaklı adaları, hatta Midilli Adası'nı bile
seyredebilirsiniz. Hem de Ege mutfağının en zengin çeşitlerini tadarak
ve tatlı bir rüzgârın esintisiyle birlikte... 
Adalar ve rüzgârlar ülkesi Ayvalık'a yıllardır gidiyorum. Ne var ki,
her gidişimde ya yeni bir yerini keşfediyor ya da eski bildiklerimi
değişmiş buluyorum. Ege mutfağının en zengin çeşitlerine sahip böyle
bir cennet yörede, bu defa da öyle oldu. Ayvalık ilçesine simge olmuş
Şeytan Sofrası'nın yeni rakibi olan "Cennet Tepesi" ile tanıştım.
Genişleyerek devam eden günübirlik adalar turları, marinası,
Sarmısaklı mevkii, Badavut, Cunda Adası gibi yerler, yeni çehreleriyle
gözünüzde, gönlünüzde taht kurmaya yetiyor. Gözü anlarım da, gönülde
taht kurmanın hiç de kolay olmadığı bu devirde nasıl oluyor da Ayvalık
bunu başarıyor diye merak etmekten kendimi alamadım. Çıktığım Ege
turunda ailece tatil yapılacak bir tatil yöresi seçmiş, Ayvalık'ta
karar kılmıştım. Ayvalık, Cunda, Patrice, Tımarhane Adası, daha önce
yazıp fotoğrafladığımız yerlerdi. Şimdi detaylara girmeden
yeniliklerden söz edelim.Ayvalık her ne kadar rüzgârlar ve adalar
ülkesi olarak tanınıyorsa da, halk arasında söylenen daha ilginç bir
söz var: "Ayvalığın kedisi, delisi, ölüsü..." diyorlar. Şaşmamak elde
değil. Araştırmacı gazeteciliğimtuttu, araştırdım! Önce
kedisi...Ayvalık bir sahil kenti. Cunda Adası'nda balık restoranları
caddesi var. Yöre balıkçıları, onlarabalık yetiştirme durumundalar.
Hergün balığa çıkılıp dönüşte sahilde balık ağları temizleniyor ve
kediler paylarına düşenleri sabırsızlıkla bekliyorlar. Cunda Adası'nın
iç kısımlarında taş Rum evlerinin süslediği daracık sokaklar oldukça
ilginç. Değişik kapı tokmaklarının sıkça görüldüğü karakteristik yapı
tarzına sahip bu mimari doku içinde yaşayan kimi Giritli birçok yaşlı
var. Onların yalnızlığını paylaşan, arkadaş olan yine kediler. Durum
böyle olunca Ayvalık kedi nüfusu bakımından Türkiye'nin en fazla
kedinin yaşadığı yöresi (1976 yılında bir İzmir dönüşü üşenmeyip
saymış, beni bekleyen 17 kediyle açık havada yemek yemiştim.).
Kedilere bir diyeceğim yok. Peki bu kentte hiç köpek olmaz mı diye
düşünmeye başlamışken, İzmir yolu ayrımında bir çiftliğin varlığından
haberdar oldum. İlk gün vay canına dediğim çiftliğe ikinci gün
merakıma yenilip gittim. Ve tam 1500 tane sokak köpeği ile
karşılaştım. İçlerinde cins, uzun tüylü, sarkık kulaklılarının da var
olduğu tellerle çevrilmiş özel bölümlerde veterinerler eşliğinde
bakılıp, besleniyorlar. Çam ormanı arasındaki tepede satın almaya
gelenleri bekleyen köpekleri görünce -saklayacak değilim-, ağzım açık
kaldı. Demek ki oluyormuş deyip, İstanbul için bayağı ümitlendim. "Bu
birşey deği l, Belediye Başkanı çok çalışkandır, et kesim yeri de
tertemizdir. Önünden bilmeden geçenler otel bile zannedebilir. Ayrıca
geçen yıl Cennet Tepesi açıldı. Ayvalık'ı bir de oradan seyret,
doyamazsın." dediler. Öyle yaptım. Ayvalık marinanın karşısından çıkıp
İzmir yolu rampasına dayandım. Tabeladan sola dönüp asfalt yoldan
tepeye gelince Otomobil'i otopark bölümüne bırakıp yolun zincirleayrılan seyir kısmına geçtim. Pek bilinmiyor olsa gerek,
kimseler yok. Muhteşem panorama karşısında ilk gözüme çarpan, Cunda
Adası ve kara bağlantısı sağlayan köprü oldu. Bu köprü Türkiye'nin ilk
boğaz köprüsü ünvanını taşıyor.
Yumurta Ada, Tavuk Adası, Karaada, Çıplak Ada, Lale Adası, Cunda
Adası, Patrice, Tımarhane Adası gibi sayıları 15'i bulan irili ufaklı
adalar, hatta Midilli adası bile görülebiliyor. Balıkadam Feyiz İndel
adaların çevresinin sualtı fotoğrafı çekmeye elverişli olduğunu, net
görüş mesafesinin 20-25 metreye ulaştığını belirtiyor.
Sıra ikincide, yani delisinde...
Rüzgârlı yerlerde ne kadar içki içilse de, sarhoş olunduğu pek
anlaşılmıyor. Buna Ege sofra kültürünün çeşit zenginliği de eklenince,
içildikçe içiliyor. Ayvalık'ta içkinin dozunu kaçıranların eskiden
götürülüp bırakıldığı bir ada var: Tımarhane Adası. Şeytan Sofrası
eteğinden Vakıf Otel'in arkasından geçen yolla ulaşılan ada, aslında
bir yarımada. Ucunda bir kilise var. Arkasında bir koridor bulunuyor.
Yarımadanın uç kısmı çok rüzgâr alıyor. Uyarıcı uğultu sesi sarhoş
olduğu için buraya bırakılanları kendilerine getiriyor. Ayılanlar da
Ayvalık'a geri dönüyorlar. İşte "Ayvalık'ın delisi" sözü buradan
kalmış.
Ve üçüncüsü, ölüsü...

Ayvalık ilçesine ne zaman gittiysem, sabah ezanından sonra sela ve
dualar okunduğu dikkatimi çekmiştir. Adettenmiş, eğer bir Ayvalıklı
başka bir şehirde ya da ülkenin herhangi bir yerinde vefat ettiyse,
Ayvalıklı tanıdıkları eş, dost, komşu bilsin, öğrensin diye
hoparlörlerle duyurulur, duası da okunurmuş. Yani Ayvalık'ta hergün
birisi öldüğünden değil.Ayvalık kent merkezi en hareketli yerlerin
başında geliyor. Sahil boyunca çay bahçeleri, lokantalar, hediyelik
eşya tezgâhları, restore edilerek üstü cafe altı market olan tarihi
taş Rum evi, önündeki açık otopark, hemen karşısında ise günübirlik
tekne turlarının müracaat masaları ve panoları bulunuyor. Araç'tan
ayrılıp tam gün adalar turuna çıkamadım ama, ne olup bittiğini sordum,
bir güzel anlattılar. Aynen naklediyorum:Cunda Adası köprüsünden geçip
Patrice'deki Ayışığı Manastırı'nda yüzme molası, Maden Adası'nda
teknede yemek (hamsi, papalina, sardalyadan tava yapılıp, salata,
karpuz yiyebildiğin kadar), deniz molası, Karaada. Yeşil liman ve
akvaryum koyunda deniz molası, ada gezisi, tepe noktaya çıkış, Ortunç
koyu ve Dalyan boğazından giriş. Cunda Ada gezisi ile 11:00'de
başlayan tur, 18:30'da son buluyor. Kişi başı 4 milyon. Teknenin ismi
Paşa II ve 4 kişilik mürettebatı var.
Gemici Mustafa Kızan gün içinde kibrit oyunu, un üfleme, ip oyunları
gibi eğlenceli animasyonlar yaptıklarını belirtiyor. Ayvalık'ta
kalacaklar için bir alternatif de Çamlık Paşa Limanı. Ücretsiz piknik
alanı, halk plajı ve esintili çam kokulu serin havası ile çok
tutuluyor. Hafta sonu yaklaşık 5 bin kişinin piknik yaptığı alanda
görevli olmamasına karşın, bilinçli piknikçiler geride tek çöp
bırakmıyorlar. Araçla da girilen alanda büfe, market, piknik masaları,
ocak yerleri, yabani hayvanları koruma ve üretme çiftliği ile çok
miktarda baykuş bulunuyor.
Çamlık Paşa limanından sahil boyunca devam edenler, pazar yerini
geçince Sarmısaklı plajına ulaşıyorlar. Yazlık evler ve otellerin
önündeki kıyı bandı, deniziyle ünlü. Plajın suyu diğer tatil
yörelerine göre daha soğuk. Deniz dibinden doğan ve denize karışansoğuk su kaynakları, tuz oranının da azalmasına neden oluyor.
Sarmısaklıplajlarını arkanızda bırakıp "Badavut" denilen sahile
gelirseniz, rüzgârın dalgalarla el ele verip şekillendirdiği ilginç
bir kaya yapısı ile karşılaşacaksınız. Ancak Ayvalık'ın bir başka
köşesini keşfetmenin heyecanı ve kayaların büyüsüne kapılarak fazla
ilerlemeyin. Çünkü burada devletin özel ünitelerinin görev alanı
bulunuyor. Günbatımı ise en güzel Şeytan Sofrası'ndan izleniyor.
NASIL GİDİLİR?
İstanbul'dan çıkanlar, 750 bin lira ücretli Trakya otoyolu ile Kınalı
sapağına gelince, Tekirdağ'a ulaşacaklar. Burada üçüncü ışıklarda
Sezen Market var ve tatil günleri de açık. Marketten Tekirdağ rakısı,
mandıranın özel beyaz peyniri, Şarköy, Mürefte şarapları ve odun
ekmeği alabilirsiniz. Gelibolu'ya gelince liman içindeki lokantalarda,
ızgara sardalya yapılıyor. Alaadin'den tuzlu balık konservesi
alabilirsiniz. Çanakkale'ye geçiş, Gelibolu ve Eceabat'tan kalkan
feribotlarla, saat başı yapılıyor. Çanakkale'de saat kulesini
görebilir, sahilde Nusret mayın gemisinin bulunduğu parkta boğazı
seyredip temiz hava alabilirsiniz. Geminin içinde dolaşmak, özellikle
çocuklar için çok eğlenceli olabilir. İzmir yolu üzerinde ise Truva
antik kentini gezebilirsiniz. Edremit, Burhaniye sonrası, Gömeç'te
bulunan Atatürk kayalıkları da görebilecekleriniz arasında. Ayvalık
yaklaşımında, meskun saha geçişlerinde görevli trafik polis otoları
göz açtırmıyor, hız kontrolüne dikkat. "Ne yenir?" bölümüne
yaklaşırken Cunda Adası'na gidiyoruz. Cunda Taksiryadis Kilisesi,
Ayışığı Manastırı, Rum evleri, Ege otlarının satıldığı pazar, Patrice
bölümü, Melek Tepesi, Ortunç koyu, mendirek çevresi ve tekne yapım
atölyeleri ile rengarenk bir ada. Esas hareket ise restoranların omuz
omuza verdiği sahil boyunda yaşanıyor. Çevrede birçok otopark
bulunuyor.
Ayvalık sahilinde yaz boyunca günübirlik tur düzenleyen gezi tekneleri
sabah erken saatlerde dolmaya başlıyor, 10.00'dan itibaren yola
çıkıyorlar. Yemekli, müzikli, eylenceli yolculuklarla çevre koylarda
yüzme molası veren tekneler, Cunda Adası arka yüzünde bulunan Ay Işığı
manastırına uğruyor, Egenin tertemiz sularında yol alıyorlar.
|
|